Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 104/159 · üyeye göre sıralı
iptin
Alışkanlık, huy.
akyarnaz
Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday.
körsek (II)
Issız, işlek olmayan yol.
köyünmek
Yanmak, kavrulmak, kararmak.
ipezen
Kıldan yapılan ip, sicim.
inkevvela
En evvel, ilk önce.
ini (II)
Şaşma bildirir ünlem.
ceklemek
Bakır kaplara konan yemekler yeşermek.
balma üzüm
Taneleri iri ve koni şeklinde olan, kurutulmaya elverişli üzüm.
ceh (II)
Hayret bildirir ünlem: Ceh sendemi buradasın?
indirme (I)
Damadın evine gelen geline, attan inerken erkek evi tarafından verilen armağan.
indicene
Hemencik, şimdicik.
ceğet (II)
Yiğit: İr ceğet kılar gıyrat.
kör cikcan
Siyah renkli, serçeye benzeyen küçük bir çeşit kuş.
körlük yapmak
kıskandırmak, nispet yapmak, inat etmek.
destangele
Tabakhanelerde ıslak derilerin asıldığı ağaç. ^Gelibolu -Çkl.) [destengir
ceğer
Ciğer.
köpçek (I)
Köşe.
köpüç
Çamaşır tokacı.
cedcare
Öfkeden yüzü sararmış, gözü kızarmış, sinirli
kömzek
Ahırdan gübreyi dışarı atmak için açılan delik.
ilmen (I)
Cam gibi düz ve parlak yüzlü.
ilman (II)
Limon.
könezlemek
İhtiyarlamak.
illik (II)
Derli toplu olmayan, derbeder
akşam sabah
Bir çeşit çiçek.
köngürlemek
Uyuklamak, gevşemek
derdim ayı
Sonbahar.
cecüm
Harmanda aktarılacak hale gelmiş hububat sapı.
ileşber
Çiftçi, rençper.
incelek
Un elemeye yarayan ince delikli elek.
ilerde
Geçende.
cebelleşmek
Kavga etmek, sataşmak, çatmak.
depdüp deyip durmak (II)
Sendeleyerek, düşe kalka yürümek.
cebele (II)
Zorba, haydut, yankesici.
ilekmen
İdare lambası.
depdelek
Elinden iş gelmeyen,
ilasan
Soğan tohumu.
depçe
cebel (I)
Kılavuz, yol gösterici.
balık gıran
Tohumu suya atıldığı zaman balıkları ser-semleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden, sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki, balık otu.
köget (I)
Meyve, yemiş.
ilaançe
Karavana.
ikincüklü
İki tarafı da idare eder biçimde
baldun (II)
Paldım: Baldun-dan dışarı osurma
ağar (I)
Ağaç gövdesinden oyulan su yalağı.
ce
Sarı: Şehirden ce yemeni aldım.
kozur
Kendini beğenmiş, gururlu.
dencik
Kümes hayvanları ve kuşların kursağı.
arağa
Yapılarda duvar örülürken taşların arasına konulan ağaç, hatıl.
demrek (II)
Kalın ağaç, çatıda kullanılan en kuvvetli ve kalın ana ağaç.
iftermek
îtmek, kakmak.
irenk (III)
Renk.
demizden
Deminden, biraz önce.
kağlamak (II)
Birinin arkasından konuşmak.
kölgöy
Gölge: Dağlara kölgöy düştü.
körpü
Köprü.
kulcur
Erkeklik bezi, haya.
isdi (III)
Sabibi.
delmik
Çaydanlık, demlik.