Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 4/159 · üyeye göre sıralı
sindi
Makas.
sahavel
avıl
Ağıl.
ebemkuşağı
Gökkuşağı.
çitimek (I)
Kumaş ve örgülerin yırtıklarını örmek, dikmek.
abrıl (I)
Nisan.
böğrek (I)
Böbrek. ]: Bozan -Es.) [böğürcük
bızlamak (I)
Doğurmak
çileme (I)
Hafif ve ince yağan yağmur, çisinti.
bucuk (I)
4-5 kişi ile oynanan bir çocuk oyunu, höt.
düğlemek
Bağlamak,? düğümlemek.
dolaman (III)
Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar.
kişkirtmek
însan ya da hayvanı kavgaya kışkırtmak.
giren (I)
Havanın bulutlu, sisli, kapalı olması hali.
gerneşmek (I)
Gerinmek.
küp (III)
Küreğin, baltanın sap takılan yeri.
acırak (I)
Az acı, acımsı.
ellâham
Herhalde, galiba, zannedersem.
sütlen
Sütleğen.
şamama (I)
Ekşimsi, küçük kavun.
öteğün
Geçen gün, önceki gün.
ayakçak (II)
] Merdiven. (
cıyındırık
Sinirli, yağsız et.
deleğeç
Ağaçkakan kuşu.
ekşikulak
Kuzukulağı.
üvendere
Çiftçinin hayvanları yürütmek için kullandığı ucu çivili değnek, üvendire.
cığara
Sigara.
banadura
Domates,
kuçka (I)
Köpek yavrusu.
kargadüleği
Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
dırdır
Geveze, yerli yersiz konuşan.
naşırfa
Su tası.
gadar (I)
Kadar.
anaberi
Ufak tefek, öteberi, sandık eşyası.
ağacı (I)
Zakkum.
yeğnilmek (I)
Ağırlığı azalmak, hafiflemek.
boğrülce
engi bengi olmak
Şaşmak, şaşa kalmak.
şırahne
içinde üzüm çiğnenen taş tekne.
kaplıkurba
Kaplumbağa.
külfahış olmak
Paramparça, tuzbuz olmak.
ayakçak (I)
Tahta, arkalıksız sandalye.
babey
Ne denli çok.
ötleğesi
Çıra, mum yerine kullanılan ucu ateşli odun parçası,
patata
kamga
küle (I)
Kısa boylu.
hangırda
Nerede? (Karapınar -Kn.
zıypak
[->zıybmcak]
seyrek
Aklı az, akılsız.
zoval
] Kızılcık. (
çimmek (I)
Yıkanmak.
uğra
Yufka açılırken, hamurun tahtaya yapışmaması için kullanılan kalın un.
günülemek
Çekememek, kıskanmak. ] s
doruk (I)
Tepe, en yüksek yer, uç.
gözer
Buğday, toprak vb. şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur.
telis
Keten ya da kendirden seyrek dokunmuş çuval.
azzık (I)
Azık.
ütülmek (I)
Oyunda, kumarda yitirmek.
ağzı pek
Sır ver-miyen, ketum