Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 41/159 · üyeye göre sıralı
demirağacı
Dişbudak ağacı.
karantı
Böğürtlen,
delisengi
Hastalık, yorgunluk ve başka nedenlerle kafanın sersem olması.
cegert (I)
Sonbaharda ekilen bitkilerin taze filizleri.
cebik (II)
Cılız, zayıf.
karaburcu
Küçük taneli, kokulu, pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm.
farıç
Keklik yavrusu.
dank (II)
Pancar, şeker pancarı.
kanğırmak
Burkmak, bükmek, kırmak için eğmek.
gözene (I)
Arılardan korunmak için başa giyilen ön tarafı tel olan başlık.
dağ duruğu
Dağın tepesi.
karnal (I)
Üzerinde sapı olan yayvan sepet.
gövercin
Güvercin.
bahank
Vücutta ve elde meydana gelen beyaz benekler. ].
süleymancık (I)
Kertenkele.
şelet
Yaramaz, çok devingen.
çömçe balığı
Kurbağa yavrusu.
çovaşlamak
Güneşlemek.
aluça (I)
Bir çeşit erik.
göçürtmek
Çöktürmek.
çona (I)
Çoban yamağı.
çomça balık
Henüz ayakları çıkmamış kurbağa yavrusu.
samanuğrısı
Samanyolu.
çiynek (I)
Kıvılcım.
çitari (I)
İpek ve ipekle karışık yollu dokuma.
çimişlemek
Ürpermek.
ala böğrülce
Siyah benekli bir çeşit fasulye.
patike (I)
Patates.
çilbidir
Davula vurulan küçük değnek. ] i
ıncak (I)
Armağan: Dün bize bir ıncak geldi.
asamakta kalmak
Sürüncemede kalmak, geriye atılmak, ihmal edilmek. ] s
ösen
Sanırım, belki.
ımırga (I)
Körpe, taze
çıtanak (I)
Bir dalda dört beş meyvenin yanyana bulunması.
pampacık
Tertemiz.
pelesek (I)
Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi.
çıhınlamak
Çıkın yapmak.
acıh vermek
Nisbet yapmak, imrendirmek, kıskandırmak.
çığrık (II)
İplik bükme işinde kullanılan çıkrık.
gocana
Büyükanne.
gofalak
Öğünen
gofalmak
Gururlanmak, kendini beğenmek, öğünmek.
alaöş
Sabah ezanından biraz önceki zaman.
öhlez (II)
Hafif, ölgün
pereğenti
Yolunu şaşırıp sürüsünden ayrılan ve başka sürüye katılan hayvan.
çelgi
Alna bağlanan yazma, yemeni.
akseta
Alışveriş.
nemben
Ne bileyim, bilmiyorum.
çeç etmek
İri samandan buğdayı ayırmak.
gildirik
Yuvarlak
ney (II)
Falan: Ahmet ney geldi.
gazgıç (II)
Topraktan bitki kökleri vb. şeyleri çıkarmaya yarayan, sivri uçlu değnek ya da madeni araç.
gavsak (I)
Hafif, içi boş.
ödüklemek
Davar ve sığırları ikinci kez sağmak.
hillim hillim
Eski püskü, parça parça.
bızıklamak (II)
Parmak atmak.
hıc (II)
Kaysı, erik, ayva, vişne ağaçlarının kabukları üzerinde olan zamk, kedibalı.
hirik (II)
Eski
ateş arabası
Tren katarı.
bıyyık
Bıyık.