Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 55/159 · üyeye göre sıralı
üğürlemek
] Sallamak. (
ünelmek
Gelişmek, büyümek.
ütülmek
] Oyunda, kumarda yitirmek. (
üzerlik
üzlük
Kar başlığı.
üzük (II)
] Yüzük. (
varavarası
Eni sonu, olup olacağı.
şallavuk
velespit
] Bisiklet. (
ebece
yaa
]
yağadar
] Yağışlı, sürekli yağmurlu. (
yalama (II)
Pürüzleri silinme, aşınma.
zoymantı
Biçimsiz, iri, kaba nesne.
yalazuh
] Yalnız: Yalazuh kaldım bu gece. (
yambul yumbul
yâmır
yangun
] Âşık. (
tine
Üzüm asmasının körpe, yeşil filiz ve sürgünleri.
yapınca
Çoban yağmurluğu.
yasla
Hayvan yemliği.
yavıncımak (I)
] Yakınarak yalvarmak. (
yavlan
] Yayvan. (
çimçik (I)
yetişmiyesice
Büyümeden ölsün (ilenç).
yırtıh
Yırtılmış, yırtık.
yosul
Yosun.
yufka
] İnce, dayanıksız. (
yumak (I)
] Yıkamak. (
yüngsek
] Yüksek. (
yütürmek
] Yitirmek. (
civar
zantır
] Bir çeşit çalgı. (
cızıh
[-> cızık I) -1]
cıgara
zârek
]: (
zartalak (I)
] Gösteriş, çalım, giyim kuşam. (
zehel
] Güneş alan yer, sıcak bölge. (
zer (I)
] Sarı. (
bastarda
zınga
Birini arka üstü yatırıp sırtını yere vurma.
zırzamık
] Dolu. (
zıncan
[-> zınıbazık]
babik
[->bağcak -1]
babba (I)
acabana
] Acaba. (
ağız (I)
Kez, kere. (
ahan
] işte. (
alav
] Alev. (
alayı
] Toptan, hepsi. (
arzılamak
] özlemek. (
ayak dolaşığı
] Engel (
ayıkmak
Bilgi edinmek, aydınlanmak.
ayınga
Kaçak tütün.
azdırmak
]
bakınmak
Doktora görünmek, gözetiminde olmak.
bangıldamak
Kalın sesle kaba kaba konuşmak.
basdun
Baston.
başşak düzmek
] Ekin başak vermeye başlamak. (
bayatsımak
] Bozulmaya yüz tutmak, bayatlamak. (