alıştırmak
Anlamlar
- 1
İki parçayı birbirine uydurmak, tutturmak marangoz ve demirciler arasında: Oğlum dolap kapaklarını alıştır.
Ankara (Çanıllı); Burdur; Çankırı (Genek); Denizli (Sarayköy ve köyleri); Edirne; Eskişehir (Sivrihisar); Kahramanmaraş (Göksuıı ve köyleri); Karaman (Uğurlu); Kastamonu; Kütahya (Beşkarış); Niğde
Oğlum dolap kapaklarını alıştır
- 2
Helva şerbetini kıvamına getirmek: Mablağı (koyu şerbet) alıştırıncaya kadar bileklerim koptu.
Kütahya
Mablağı (koyu şerbet) alıştırıncaya kadar bileklerim koptu.
- 3
Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek.
Amasya (Merzifon); Ankara (Beydili, ŞerefliKoçhisar); Artvin (Bağlıca, Yusufeli); Çankırı (Alva, Yapraklı, Genek); Elazığ; Erzurum; Gaziantep; Gümüşhane (Harşi); Hatay (Antakya); Kahramanmaraş (Çoğulhan, Göksun); Kastamonu (İnebolu); Malatya (Aşudu); Niğde; Ordu (Karakuş, Arpaköy); Sinop; Sivas (Kangal); Şanlıurfa; Tokat (Artova, Zile); Trabzon (Kalafka); Van
- 5
Hazmetmek: Yediğimi hâlâ alıştıramadım.
Edirne
Değişkeler
alıştırmak, alaflamak (II) (2. anlamı) sözünün değişkesidir.
Ağız atlası
Canlılık skoru
Köken tahmini
Şapkalı ünlü (â/î/û), yan yana ünlü, ünsüz çift kümesi ve ünlü uyumu göstergelerinden hesaplanmış kalıp temelli tahmin (etimolojik kesin değil).
Yayılım tipi
Uzak parça parça illerde — bağımsız ağız izi
Öteki ağız çalışmalarında
- Alıştırmak-DiyarbakırMünir Erten, Diyarbakır Ağzı, İnceleme-Metinler-Sözlük, 1994