Maddebaşı değil ama tanım metni içinde geçiyor.
- ankıldamah (anlam 1)
Mızrak atıldığı zaman düdük gibi ses çıkarmak
- balık gıran (anlam 1)
Tohumu suya atıldığı zaman balıkları ser-semleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden, sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki, balık
- bodam (I) (anlam 1)
Yapıya büyük kiriş atıldıktan sonra iki tarafta kalan boydan boya bölmeler
- bohluh (anlam 1)
Hayvan dışkılarının atıldığı yer, gübrelik
- coz (IV) (anlam 1)
Ateşin su içine atıldığı zaman çıkardığı
- cumbıldamak (anlam 1)
içine taş atıldığı zaman ses çıkarmak
- çekem (III) (anlam 1)
Yeşil yapraklı, dikensiz, ateşe atıldığı zaman çıtır çıtır ses çıkaran bir bitki türü
- çik durmak (anlam 1)
Aşık atıldığında çukur tarafı üste gelmek üzere düşmek
- defe (anlam 1)
Dokuma tezgâhlarında mekiği hareket ettiren, argaç atıldıktan sonra da bunu sıkıştıran tezgâhın ana kısımlarından biri
- déştéy (anlam 1)
Tohumu toprağa atıldıktan sonra, hiç sulanmadan yetişen ekin
- düymeç (anlam 1)
Taze ve sıcak ekmek ufalanıp yağa atıldıktan sonra üzerine şeker ya da bal konularak yapılan bir çeşit yiyecek
- gapçık (II) (anlam 1)
Tabancanın, kurşun atıldıktan sonra kalan boş kısmı
- pöslük (anlam 1)
Hayvan dışkılarının atıldığı yer, gübrelik, çöplük: Sizin pöslüğün etrafını iyi çevir
- sağ (II) (anlam 1)
Atıldığında aşığın çukur yanı alta, düz yanı üste gelmesi için tutma biçimi
- sancı oku (anlam 1)
Sancılanan hastanın üstünden atıldığında iyileştiğine inanılan hallaç sopası