Maddebaşı değil ama tanım metni içinde geçiyor.
- akere (anlam 1)
pencere gibi açılan ve arkadan yem vermeye elverişli olan öküz yemliklerinden herbiri
- çıkım (I) (anlam 1)
biçilirken 1,5 -2 metre genişliğinde ayrılmış tarla boyunca uzanan bölümlerin herbiri: Bu tarla üç çıkımlıktır, bu çıkımda kimse geri kalmasın
- diş (V) (anlam 1)
Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri
- dönek (VIII) (anlam 2)
Tarlayı sürerken hayvanları yormamak için tarlanın ayrıldığı eşit parçalardan herbiri: Döneği kısa yap, öküzler yorulmasın
- espit (anlam 1)
Araba tekerleğinin çember kısmını meydana getiren ağaç parçalardan herbiri
- evlek (I) (anlam 2)
Bahçelerde sebze vb. şeyleri dikmek için ayrılan parçalardan herbiri
- evlek (I) (anlam 1)
Tarlaya tohum ekmek için saban iziyle bölünen kısımlardan herbiri
- çenet (II) (anlam 1)
Kapı, pencere gibi iki kanatlı şeylerin kanatlarından herbiri: Pencerenin bi çenedini açıve de oda acık havalanıversin
- kösmali (anlam 1)
uzunluğundaki düzgün bir sopa ortadan ikiye bölünür ve herbirinin üzerine 5 er kertik yapılır. Havaya atılan bu sopaların ters ve yüz düşüşlerine göre ortada
- asme (I) (anlam 3)
Yılın oniki bölümünden herbiri
- tankuş olmak (anlam 1)
Kafası karışmak, sersemlemek : Herbiriniz bir şey söyleyor, adamı tankuşa dönderdiniz
- sürütme (V) (anlam 1)
Hayvan koşup sürükletilerek çektirilen tomruk, büyük ağaç: Sürütmelerin herbiri 30 ayak
- bağ (II) (anlam 2)
Bina katlarının herbiri (ahır bağı, orta bağ, üst bağ), katları ayıran ağaç kısım