Maddebaşı değil ama tanım metni içinde geçiyor.
- abdal (II) (anlam 7)
köle: Abdalın olam bana kötülük etme
- ağdık (II) (anlam 3)
Kötülük
- alakara (anlam 1)
Hile, kötülük
- alfel (anlam 1)
Kötülük, fesatlık, hile
- alım (III) (anlam 2)
Ceza, kötülüğe karşılık: Ahmet edepsizlik yaptı ama, Hasandan da alımını aldı
- altını yakmak (anlam 1)
Kötülüğü arttıracak şekilde davranmak
- ardalaydan (anlam 1)
Arkadan kötülüğüne konuşma: Ardalaydan konuşmasın
- atıp eğirmek (I) (anlam 1)
Birinin kötülüklerini sayıp dökmek: Benim ardımdan yine epeyce atıp eğirmişsin
- ayağını almak (I) (anlam 1)
Ayağını kaydırmak, kötülük yapmak
- ayak artmak (anlam 1)
kişiye manen yüklenmek, kötülüğüne çalışmak
- barbar (I) (anlam 5)
kimsenin aleyhinde bulunan, kötülük yapan
- bokluk (II) (anlam 1)
Kötülük, bozukluk
- cinnas (anlam 1)
Kötülük düşünen adam
- çakıştırmak (I) (anlam 2)
Yaptığı kötülüğü yüzüne vurmak
- çakmak (V) (anlam 1)
Kötülük etmek
- çörekte çiğ (anlam 1)
İşde çürüklük, gidişte kötülük
- elganem (anlam 1)
şeye karışmayan, elinden kötülük gelmeyen insan
- elkanun (anlam 2)
Uslu, kimseye kötülüğü dokunmayan
- fortul (anlam 1)
hangi bir iş ya da doğal bir olayın sonunda çıkacağı sanılan kötülük
- gatıhlamah (anlam 1)
Başkalarına sözle kötülük yapmak