Maddebaşı değil ama tanım metni içinde geçiyor.
- yüz tutamağı (II) (anlam 1)
olayın gelişme yönünü etkilemek için öne sürülen, örnek gösterilen başka bir olay
- ayağına bok bulaşmak (anlam 1)
Cezalanmayı gerektiren bir suçla lekelenmek, kötü, iğrenç bir olayın suçlusu olmak
- combultuya düşmek (anlam 1)
olayın birdenbire içine girmek
- comp kalmak (anlam 1)
Birdenbire bir olayın ortasında kalmak
- culum (anlam 1)
Alıngan, küçük söz ve olayları büyüten
- çutur (anlam 1)
İstenmeyerek yapılan olay
- denezimek (anlam 1)
olay karşısında duraklamak, kararsızlık etmek
- duragomak (I) (anlam 1)
Sabretmek, bir olay karşısında soğukkanlı davranmak
- durtunmak (anlam 1)
Olay çıkarmaya çalışmak, birisine çatmak
- evsinmek (II) (anlam 1)
Daha önce korktuğu birşeyi andıran olay ya da nesneden korkmak
- evtik (III) (anlam 2)
hangi bir kaygı ya da olaydan ileri gelen heyecan, evecenlik ve yürek çarpıntısı
- fortul (anlam 1)
hangi bir iş ya da doğal bir olayın sonunda çıkacağı sanılan kötülük
- gagıldamak (anlam 1)
şeyi büyütmek, olay çıkarmak
- gömülmeklik (anlam 1)
Ölüm olaylarında, ölüyü kaldırmak için sarfedilen para
- hadar almak (anlam 1)
Olaylardan ders almak
- hengelek (anlam 1)
Olay
- hırkaf (anlam 1)
olayın ya da sözün sonradan yaptığı etki, üzüntü
- hödüğüne gitmek (anlam 1)
söz ya da olay utanmaya sebep olmak
- ivyeri (anlam 1)
sorunun, bir olayın düğüm noktası
- köslemek (III) (anlam 1)
Öfkeli bir kimseyi yatıştırarak olay çıkarmasını önlemek