Maddebaşı değil ama tanım metni içinde geçiyor.
- ahn (anlam 1)
hangi bir yüzeyin kenarı, çoğu zaman tarlaları birbirinden ayıran sınır
- aracı (anlam 1)
İki yüzey teşkil eden eriş iplerini birbirinden ayırmaya yarıyan küçük ağaç çivi
- ayna (II) (anlam 7)
Kayıkların kıç tarafındaki düz yüzey
- azgaç (anlam 1)
Eğimli yüzey
- cap (III) (anlam 3)
Eğilimli yüzey
- çirpi (III) (anlam 1)
Biçilecek kütüğün yüzeyine çizgi çekmek işinde kullanılan boyalı iplik
- degirmi (anlam 1)
Kare şekilli yüzey: Bana degirmili bir mendil yapıver
- değirme (III) (anlam 1)
Altıgen şekilli yüzey
- diğir diğir (anlam 1)
yüzeyin pürüzlü, diş diş, pütürlü olduğunu anlatır
- diyir diyir (anlam 2)
İçinde ya da yüzeyinde habbecikler, taneler bulunan şeyleri anlatmak için kullanılır: Yoğurt çorbanın içine iyi karışmamış, diyir diyir duruyor
- dölüm (anlam 1)
boyu kırkar arşın olan bir yüzey ölçüsü, dönüm
- dönek (VIII) (anlam 1)
boyu kırkar arşın olan bir yüzey ölçüsü, dönüm
- dördül (I) (anlam 1)
Dört köşeli yüzey, kare
- düz (V) (anlam 1)
Kare şeklinde çizilmiş ve dörde bölünmüş bir yüzey üzerinde üçer taşla iki kişi tarafından oynanan bir çeşit oyun
- düzen (V) (anlam 2)
Dağların az meyilli olan yüzeyleri
- göğen (IV) (anlam 1)
Yeni yapılan ekmek tandırının iç yüzeyini parlatmak için kullanılan yuvarlak pürüzsüz taş
- ketir kütür (anlam 2)
Eğri büğrü, düz olmayan, pürüzlü yüzey için
- laplabına (anlam 1)
Yüzeyleri düzgün olan iki şeyin aralık bırakmadan birbirine değmesini anlatır: Kütükleri birbirine laplabma çattılar
- lığlak (III) (anlam 1)
Düz ya da çok az eğri yüzey
- örtmen (II) (anlam 1)
Yüzey