Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 108/159 · üyeye göre sıralı
hozeyne
Nedensiz değil, boşuna değil: Hozeyne at binenin kılıç kuşananın dememişler.
darış
Dar: Yol darışdı.
calbalanmak
Çalkalanmak, sallanmak
mağallak
Tezgâhtaki ipleri germeye ve ayırmaya yarayan araç.
hoytuklamak (I)
Korkmak, ürkmek, çekinmek.
darbız etmek
Tarlayı sulamak.
hotik (II)
Eşek yavrusu.
calbuk
Leblebi.
madraba
Ürün kaldırma zamanı sap, gübre taşımaya yarayan iki tekerlekli araba.
hortdah
Hayalet
dapdayı
Çok güzel, güzelce, pek iyi.
hordan (I)
İleriden, oradan.
kazağı (II)
Kullanılarak aşınmış, küçülmüş süpürge.
hornaka
Bahçe duvarlarının altından geçen su yolu.
addamaç
Dere veya çay içine bir adım aralıkla konulmuş geçit taşları, atlamaç.
horasa (I)
Hoşsohbet
hopuş
Çok şişman
hopur hopur hoplamak
Yerinde duramamak, hoplamak.
hopbirtaş
Beştaş oyunu.
dange
Kışın hayvanlara yem vermek için dışarda hazırlanmış olan yer.
kıldır gücük (I)
Ufak tefek, çelimsiz.
mehmelet
Bunak, aptal.
öste
Toprak damlı ev.
cağartlak kebabı
Ciğer, gırtlak vb. den yapılan kebap.
homça (II)
Kalça.
keçimemesi (II)
Kökü bol nişastalı bir çeşit bitki.
lök (III)
Topaç.
domal
Tepe.
lökeş
Davranışları ağır, durgun
başarat (I)
Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi: Başaralım bağlandı da vaktinde yetişemedim.
kefgi
Su kabağından yapılan saplı derin kepçe, su maşrapası.
lop olmak
Çürümek, içi geçmek
loliklemek
Kâğıdı, yufkayı ya da her hangi bir şeyi yuvarlamak.
lordi
Salyangoz.
homa durmak
Baş yerde, ayaklar havada durmak.
kehlih
Keklik.
hom (I)
Deniz dalgası.
löç kurmak
Bahis tutuşmak.
lökiye
Sardunya çiçeği.
holliklamah
Gelişigüzel savurmak, atmak.
hohol
Toz, çöp, gübür.
lokaç olmak
Çok karıştırılan yemek lapa gibi olmak.
hogal
Toprak damlı evlerin tahta saçağı.
hodra
Lâdes.
damlantı (I)
Pekmez yapmak için süzdürülmüş şıra.
hodalak (I)
Küçük kavun, karpuz.
apabaçık
Apaçık, çırılçıplak, çok açık.
lokusa
Loğusa.
hoç (III)
Bununla birlikte: Hoç bu işi ben yapmadım.
lepez (I)
Kullanıla kullanıla aşınmış, düzleşmiş olan.
hişir
Çürüyen, işe yaramayan meyve, sebze: Bu sene çok meyve oldu ki hep hişir oldu.
akpampul
Güzel ve beyaz çocuk.
leylekburnu
Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot.
hinli
Genizden konuşan
damık
Küçük ev, evcik, küçük çocukların oynamak için yaptıkları küçük ev.
kıftır kıftır
Oynak davranışlarla, kırıtarak
damardı
Evin arkası.
lehle
Zayıf, cılız
kıgıçtak
Ucunda bir kaç tane halka ya da küçük çıngırak bulunan, eşeği sürmeye yarayan sopa.
lodol
Hayvanı dürtmek için kullanılan demir çivili değnek, nodul.