Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 125/247 · üyeye göre sıralı
su (I)
Halı, perde, örtü vb. eşyaların dört kıyısına konulan çizgiler ya da çiçek biçiminde süsler: Şu halının suyunu ne güzel dokumuşlar.
kadamak (II)
Sıkıştırmak, bağlamak.
aldil
Kurnazlık, hile: Beni aldille söyletti, yoksa söylemezdim.
çepik (III)
Alkış, el çırpma.
sıyırtmak (I)
Arktan geçen suyun düzgün akmasını sağlamak için engelleri gidermek, kıyılamak.
alça (I)
Alın.
sineklenmek (I)
Oyalanmak, tembellik etmek.
anteri
Erkek gömleği, frenk gömleği, mintan.
çemrek (II)
Becerikli, düzenli kimse.
gücü
Tezgâhta ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.
karaböcü (I)
Domuz.
incir kuşu
Sarıasma da denilen serçe büyüklüğünde sarı bir çeşit kuş.
ağzaçık (III)
Kapaksız duvar dolabı.
edirâf
Çevre.
incekuşluk
Sabahla kuşluk arasındaki zaman.
ağca
Siyahlı beyazlı, alaca.
ekelge
Ekin.
ilme (I)
Halı ya da dokuma dokunurken atılan düğüm, ilmek: Bu halının bir sırasında 600 ilme var.
engi (II)
İşte, yanındaki, çevresindeki.
potuk (I)
Kısa boylu, bodur, tıknaz (kimse).
puylu
Saban demirinin iki yanında bulunan ve toprağı devirmeye yarayan, kanal gibi yassı tahta, saban kulağı.
pullu (I)
Çevresi ve üstü sırmayla, pulla işlenmiş, kırmızı, kadın başörtüsü.
pörnek (I)
İnsanların ortak yararları için oluşturdukları topluluk.
eğey (I)
Bir ucu boşta bulunan kaburga kemikleri.
çalguç
Azgın erkek domuz.
ibi (IV)
Şaşma bildirir ünlem.
sama (I)
Köpek pisliği.
pıtık (II)
Husyelerinden ameliyat olmuş erkek.
ıspatan
Yabanî tere.
cıllımak (I)
Yorulup kuvvetten kesilmek.
pel pel
Aptal aptal, şaşkın şaşkın, saf saf (bakış için).
çak (I)
Ta, işte anlamında kullanılır.
ıstıraç (I)
Yazgı, baht.
peke (I)
Tahta sedir.
düşelge
ödev.
döndelek
Fırıldak denilen oyuncak.
özmek (I)
Bataklık, sazlık yer.
yekinmek
Ikınmak, bir eylem yapmak için güç kullanmaya davranmak.
pafpafcı
Abartarak konuşan.
oynatma (I)
Kötü, oynak kadın.
akınmak
Özenmek, meyletmek, gönül vermek, sevmek.
saçaklık
Tavan arası.
panıs (I)
İleriyi düşünerek gerekli şeyleri evinde bulunduran.
pertikmek
Burkulmak, ezilmek, incinmek: Kolum pertikmiş.
serpme (II)
Gelin duvağı
pafgırmak (I)
Havlamak, ürümek.
oğan
Tanrı.
hırızma (I)
Ayı, boğa vb. hayvanların burunlarına takılan halka.
hıbar
Duvar yapılırken taş ya da kerpiç aralarına konulan moloz.
örtlek (I)
Korkak.
davlum (II)
Sürülmek, ekilmek için dikdörtgen şeklinde ayrılmış toprak parçası.
ön göp
Kağnılarda döşemenin ön tahtası.
daygeldi
Sonradan gelip yerleşen yabancı: O daygeldinin birisi.
denelemek (I)
Tane haline getirmek. (Mısır, arpa buğday, nar vb.)
tetik
Çevik, uyanık, tez davranan.
tavsır
Resim, fotoğraf: Onun tavsırları iyi çıkar.
mangaş
Cımbız.
taşırgamak
Nalsız hayvan, tırnağı bozuk yolda yürümekten kırılarak topallamak, ayağı şişmek.
almalık (I)
Eşya koymaya yarıyan ve tavana yakın yapılan raf, terek.
cin (I)
Küçücük, minimini.