Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 14/159 · üyeye göre sıralı
zebellâ (I)
İriyan, uzun, biçimsiz, korkunç, karayağız.
çaal
Çakıl ve taş yığını.
akbuğday
Sonbaharda ekilen, kabuğu beyaz, yumuşak bir çeşit buğday.
yavşah, yavşak (I)
Bit yavrusu.
yağış
Yağmur.
düğen (I)
Döven.
yamrı yumru
Eğri büğrü
yarpız (I)
Ya-bannanesi.
yayvan (I)
Ağzı geniş, yayvan kap.
çambardak
Çamdan oyularak yapılmış su kabı.
dedirgin etmek, dedirgin etmek
Rahatsız etmek, huzurunu kaçırmak, üzmek.
karılmak (I)
Hayvanlar çiftleşmek.
gözgü
Aynı.
hamisi
bakanak (III)
Ayna. ]S
zobu (I)
İriyarı, kalın, kaba.
yontulmadık
İncelik-siz
ayağ yolu
Ap-tesane, hela, ayak yolu.
gönüllenmek
Küsmek, darılmak, kırılmak.
gonak (I)
Başta olan kepek.
dövüşgen
Kavgacı.
acıktan
Biraz sonra, birazdan.
gür (I)
Çalılık, ormanlık.
güneş çavmak
Güneş dağlara yayılmak, doğmak.
kepenek (II)
Kelebek.
kösnemek (I)
At, eşek vb. hayvanlar çiftleşme istemek.
ganıkmak
Alışmak.
çik (III)
Aşık kemiğinin çukur tarafı.
cü cü
Tavukları çağırma ünlemi.
çente (I)
Çanta: Çocuğa çente aldım.
afakanlanmak
Kızmak, sinirlenmek, öfkelenmek.
bezek (III)
Bayram, şenlik, donanma, resmî eğlence.
çimdirmek (I)
Yıkamak.
ilikmen (I)
İdare kandili.
kofalak (II)
Gururlu, çalımlı
yağada
Yağlı kir, yağ lekesi.
çendelemek (I)
Yontmak.
yağaşlık
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
ağrışak
Ağırşak, yün bükeceği,iğin ucuna takılan yarım küre şeklindeki cisim.
ağıza ip ölçmek
Ağız aramak, düşünce yoklamak, istimzaç etmek.
bürlemek
Örtmek.
teğelti
Binek hayvanlarında eğerin altına konulan keçe.
ala gabış
Alaca karga.
kavlık (I)
İçine çakmak, para, vb. şeyler konulan torba, kese.
day durmak
Yeni yürümeye başlayan çocuk iki ayak üzerinde durmak, tay durmak.
burun otu
Enfiye.
hörpüldetmek
Ses çıkararak içmek.
havıt (I)
Deve semeri, havut.
yel yepelek (I)
Çabucak.
lazut
Mısır.
düşünceme
Düşünce.
ırbık
Su kabı, ibrik.
coplan (II)
Sarp dağlarla çevrili vadi.
cağ (III)
Parmaklık, korkuluk. ]:-Rz.) [caal
gırcı (I)
Küçük taneli dolu.
çerge (I)
Kilim, bir çeşit dokuma örtü.
çinti
İçi astarlı kadın donu, şalvar.
kabış (I)
Boynuzu çıkmayan küçükbaş ya da büyükbaş hayvan.
kütelez
Kısa boylu, şişman, bodur.
pampal (I)
Tombul, şişman, gürbüz