Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 154/247 · üyeye göre sıralı
bidi bidi (III)
Küçük, küçücük.
tavşut (I)
Elma, armut, erik kurusu: Armut tavşutundan iyi hoşaf yapılır.
bidek
Yabanıl ağaçların yenmeyen meyvesi.
tavlanmak (II)
Kurumaya yüz tutmak: Suladığım tarla bugün tavlanmış.
tatlıkabuk
Tarçın.
tataveya
Boşuna, rasgele: Tabancasını tataveya attı.
tavatır (III)
Bitek toprak.
elekçi
Çingene
tartınmak (I)
Başörtüsünü çene altından geçirip baş üstünde bağlamak.
eğim
Bir insanda doğuştan gelen özellik ya da yetişme gücü, istidat, anıklık.
eğir (II)
Arıların çıkardığı bir çeşit salgı.
eğirmek
Hayvanları bir araya toplamak.
taran (I)
İn.
tandırduvağı
Tandır kapağı.
bibi (III)
Çocuk dilinde cinsiyet organı.
yartlak (I)
Büyük yarık, oyuntu.
efelek (II)
Herkesin söylediğini yapan, iltifattan hoşlanan, iltifat meraklısı (kimse).
bısat
Elbise.
durumsuz
Yerinde duramayan, hareketli, haşarı, yaramaz.
tafana
Kiler.
günlükçü
Gündelikçi.
şüllellemek
Elle dikiş dikmek.
şişirmek (II)
Öğmek, değerinden çok yüceltmek.
şirnik (I)
Hoppa, şımarık, yaramaz.
gümenli
Gebe kadın.
şirlek (II)
Sulu gözlü.
şipane
Eşik.
takıldak (I)
Un değirmenlerinde, tanelerin değirmen taşına düzenli akmasını sağlayan tahta çubuk.
paf (III)
Mısır koçanı.
kürem (I)
Küme, bölük, sürü.
kürdükmek
Kedi çiftleşmek istemek, kızana gelmek.
dökgün
Verimli: Büberlerin dökgünü çok iyi.
çiğirdek (II)
Çiçek tomurcuğu.
donak (II)
Yeni yapılan bir evin kapı, pencere, tavan, döşeme gibi kısımları.
don daşı
Üzerinde çamaşır yıkanan taş.
şıvka (I)
Körpe fidan.
dort
Tortu.
şırlamak (I)
Su az akmak.
şibiji
Kırmızıbiber.
guştiri
Kertenkele.
şınavar
Büyük tekne.
doğanah (II)
Yük, denk sarılacak iplerin ucuna geçirilen ağaç halka.
dikeden atmak
Korku ve heyecanla birdenbire irkilip sıçramak.
gusgun
Hayvan semerinin öne kaymaması için kuyruğun altından geçirilerek bağlanan enli kayış.
guruluk
Hayvanların altına serpilen kuru gübre.
didmek
Ditmek.
künde (IV)
Ekmek yapmak için ayrılan hamur topağı, beze.
kümülmek
Çentilmek, aşınmak, kütleşmek, körlenmek.
şavkartmak
Aydınlatmak.
gurama
Tasarı, düşünce.
küngeci
Çöpçü: Küngeci, küngeyi aldı mı?
küpeli (II)
Bir sapta üç dört başak çıkaran buğday.
gumguma
Boya halkası.
döğmelik
Yarma yapılacak buğday.
şak, şah (III)
iri ve güzel aşık.
çıvgar ağacı
Çıvgara koşulan öküzlerin koşulduğu ağaç: Çıvgar ağacını getir öküzleri koşalım.
şah (I)
Yeni sürgün, filiz.
süygün (I)
Sürgün, filiz.
süzme (II)
Torba.
dık dık
Kümes hayvanlarını çağırma ünlemi.