Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 180/247 · üyeye göre sıralı
sırpmah
Kaymak.
yuntuluk
El yıkama yeri.
mışılak
Burun.
kunnacı
Doğurucu, gebe hayvan.
mıtıl
Ot minder ya da yastık.
çamçaka
Değirmenin buğday deposundan tanelerin akmasını ayarlayan alet.
karakıyah
Beyaz, ince tüylü ve salkım biçiminde çiçeği olan bir çeşit ot.
kuntak
Dipçik.
karaçilen
Sisli havada ince ince yağan yağmur.
mildircin
Bıldırcın.
çaltak (III)
Elbiseyi fena giyen, tutumsuz.
çallamak (I)
Görmeden el yordamıyla aramak, yoklamak.
çalkar (II)
Pamuk kozalarını ayıklayan makina.
kuplamak
Sepet vb. gereçlere kulp takmak, kulplamak.
kurbat
Elisıkı, cimri.
yunuk
Yıkanmış.
çalkantı (II)
Bulaşık suyu.
çalgın (VI)
Hırsız.
çalçabut
Eski bez parçası.
kurtçalık
Çoban köpeğinin boynuna takılan mahmuzlu demir halka.
çalak (IV)
Küçük karpuz.
karaboğaz (I)
Susuzluğun ya da depremin toprakta açtığı çatlaklar.
karabağ (I)
Hayvanların bacaklarında tutukluk yapan bir çeşit hastalık.
nefiske
Obur.
kapsan
Kapsül.
nerçeve
Su tası.
çal (III)
Arabanın yanlarındaki direklere bağlanan sırık.
neste (II)
Büyük sopa, değnek.
neynem
: İstemem, ne yapayım.
sıyırga (III)
Orakla bir vuruşta biçilen ekin, ot.
kapıbağı
Gelin, oğlan evine giderken kız tarafından bir kişinin, erkek tarafından aldığı bahşiş, para, ödül.
çakırçakmak
Açık ve yıldızlı gökyüzü.
çakılıllıh
Çakıl yatağı, taşlı tarla.
çakevi
Balık yavrusu.
kapçur
Hayvan vergisi.
sıyırgı (III)
ohlanmak
Vurulmak, nazar deymesiyle ansızın ölmek.
okuncu
Düğüne çağırmak için gönderilen armağan (şeker, mendil, terlik,mum vb. küçük şeyler.
kapçık (VI)
Zamanından önce doğuran hayvan.
çağnamak (I)
Hayvanlar yerde keyifle yuvarlanmak.
kapçak (III)
Raf, sergen.
kapçak (I)
Kitap, defter yaprağı.
omurga (I)
Deste, öbek, demet, tahıl yığını.
kapcuk (II)
Sünnette erkeklik organından kesilen parça.
alalı
Çeşitli, karışık: Bu buğday alalı.
afı kafi yutmak
Pisboğazlık etmek, silip süpürürcesine yemek.
alaca tane
Bulgurla mercimekten yapılan pilâva benzer bir çeşit yemek.
kapana
Ağaçtan yapılmış büyük yemek dolabı.
otrağ
Makat.
çabras
Şaşı.
kansidiren
Özellikle dallarından çubuk, övendire yapılan yemiş vermeyen, yaban kızılcığı ağacı.
oynamak (I)
Evlilik dışı cinsel ilişki kurmak.
cülcülük
Kartal.
cükcük deliği
Sabanda ok ile ökçenin birbirine eklenmesi için açılan delik.
sıyırgı
Harmanda sap toplamaya yarayan bir çeşit araç.
kuşkunmak
Gocunmak, sakınmak.
kani (I)
Yenge.
ökceli
Yaşlı asma dalından dikey olarak çıkan bir yıllık asma dalı.
ömeç
Mısır ekmeği, yağ ve yumurta karıştırılarak yapılan yemek.
öna
Söz dinlemeyen, ters kimse.