Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 179/247 · üyeye göre sıralı
helmelenmek
Nişastalı yiyecekler pişerken koyulaşmak, lapalaşmak.
heri
Sincap.
ığşalamak
Sallamak.
iliştir
Kevgir, süzgeç.
işdar
Kilim, bez dokumaya yarayan aygıt.
işmar etmek
Baş, göz, elle davranışta bulunmak.
kaldırak
Bir çeşit bitki, hodan.
kangılız
Gelincik.
kapsa
Çubuklardan yapılmış bahçe kapısı.
karamet
İşkence, sıkıntı.
karamık (I)
Böğürtlen.
kargışlamak
ilenmek.
kasaburuk
Ayakkabılara çivi çakmak için kullanılan ucu bizli bir çeşit araç.
katık
Yağsız, süzme yoğurt.
kaygana
Bir çeşit omlet.
kelek (I)
Düzen, al.
kén
Kin.
kerç etmek
övünmek, nispet yapmak.
kerkenmek
Sapık amaçla birinin arkasına değmek, sürtün-mek.
kerman
Kale.
kevgür
Sukabağından yapılan kap.
kezlemek
Doğrultmak, nişan almak: Tüfeğimle kezledim de vurdum.
kırfacan etmek (II)
Koparmak, ezmek, dağıtmak.
kırlatmak
Tedirgin edip kaçırmak.
kobak
Meşe ağacı meyvesi.
koygun
Etkili, dokunaklı, acıklı.
köftere
köken
Kök: Birkaç köken zerdali fidanım var.
körcüklemek
Utandırmak, aşağılayarak davranışlarını olumsuz yönde etkilemek.
kubarık
Çalımlı, onurlu.
kulunlamak
At doğurmak.
kuylamak
Çukura gömerek saklamak: Kış geliyor, havucu bahçeden söküp, evin avlusuna kuyladım.
kuzuluk
Duvara gömme yapılan yatacak yer.
küd
Eli ayağı tutmayan, inmeli (kimse).
künci
Susam.
küpecik
Kulplu, küçük küp.
mağal
Çapa işinde kullanılan, ağzı çapadan daha dar bir çeşit araç.
mahat
Sedir.
mana
Tohum.
maymak (I)
Eli ayağı çarpık, ağzı eğri kimse.
mengil (I)
Hayvanları ahıra bağlamak için kullanılan U biçiminde eğri ağaç.
mozik (I)
Bir, bir buçuk yaşında dana.
nâakıt
Ne zaman?
ne biyim
Ne bileyim.
oğrun
Gizli.
oñgun
Varlıklı, mutlu.
oynatma
Hoppa: Ne oynatmasın sen.
oyulgama
İri, aralıklı dikiş.
örzülemek
Özlemek, istemek.
ötürüklü (I)
İshal olan.
öykünmek
Alay etmek, taklit etmek.
öyün
Yemek: Ne oyun pişirdin?
paçkıl
Pis, dağınık kimse.
pamukluk
Ormanlarda yetişen, yaz kış yaprağını dökmeyen, yaban-gülüne benzer bir çeşit küçük ağaç.
panus (I)
Cimri.
paysımak
peg
Yıkılmış ev yeri, arsa.
peh
Beğenme, kutlama belirtme için.
petek (II)
Burunda katılaşmış sümük.