Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 185/247 · üyeye göre sıralı
irenk (III)
Renk.
caydak (III)
Uzun.
şiklor
Dolu.
cavuldar
Namuslu.
şinden keri
Bundan sonra.
şinnek
Şımarık.
cavırlık
Kasket siperi.
akı (I)
Kardeş.
oşoş ahıllı
Kendini ilgilendirmeyen kimseler ve onların işleri ile uğraşan.
şivşirlemek
Aşırmak, alıp götürmek.
masmas
Ağırbaşlı, durgun, uyuşuk.
cavıkmak
Oraya buraya koşturmak.
carbazan
Eli uzun, hırsız.
şorul şorul
Bol ve gürültülü (akmak için).
şorutlu
Salyalı (insan ya da hayvan için).
şöngürde
Şurada.
şöylemecene
Şu biçimde.
carak (II)
Kurbağa.
andal (II)
Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı.
mayalı
Kalınca bir çeşit sac ekmeği.
tahan (II)
Saplı yağ tavası.
ir ekmeği
Sahur yemeği.
ipezen
Kıldan yapılan ip, sicim.
akdimlit
Beyaz, küçük taneli bir çeşit üzüm.
talvar (II)
Sergen, raf.
andilik
Kadınların, bilhassa kızların bir çeşit yemeni bağlama şekli ki yemeninin bağları saçın altından, kulakların ardından geçirilerek alında düğümlenir: Şu koca koknaya bakın gençler gibi andilik bağlamış.
meçcik
Sık başlayıp uca doğru azalan sert kıllı sakal.
singil (II)
Siğil.
tansık kalmak
Özlemek : Ali'yi görmeye tansık kaldım
angeslek
Bilerek, mahsus.
canayaklı
Aceleci.
inkevvela
En evvel, ilk önce.
börkenek
indicene
Hemencik, şimdicik.
angırnaz
Su çarkından sonra gelen ve değirmen taşını döndüren dişli çark.
tarlabakkalı
Toygarkuşu, tarlakuşu.
calp calpta
Kararsız, şaşırmış durumda: Ahmet calp calpta gitti ne kaldı.
meğrise
Oysaki.
taşarlamak
Dışarı atmak, defetmek.
calkasan (II)
İçi geçmiş, sulanıp bozulmuş: Karpuzlar calkasan olmuş.
calgavuş (II)
Acele ve düzensiz iş gören.
incelek
Un elemeye yarayan ince delikli elek.
mehersimek
önem vermek.
cağlık (I)
Dokumada çözgü kalemlerinin sıralandığı bölüm.
cağartlak kebabı
Ciğer, gırtlak vb. den yapılan kebap.
büzdüm kemiği
Kuyruk sokumu kemiği.
büzdesik
Uyuşuk.
büvellemek
Emeklemek.
anın
Onun için, tevekkeli değil: Anın söylenmiyor, meğer küsmüş.
ankana
Kısa ve düz kuyruklu zehirsiz bir çeşit yılan.
büğrülmek
Eğrilmek, kamburlaşmak.
tehne (III)
Giysi yıkama ya da hamur yoğurma teknesi.
büğdüz (II)
Ağacın budak yeri.
tekeşek (I)
İplik makarası.
tekne gazıntısı
Anne ve babaların yaşlıyken olan son çocukları.
bügülü
Büyülenmiş kimse.
bursalık
Kapalı, bulutlu, nemli hava.
burgu (III)
Artezyen kuyusu.
bunuğulan
Bununla.