Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 184/247 · üyeye göre sıralı
cevze
Cezve.
işgaf
Dolap.
cevrannamak
Uzun bir yolu koşarak dolaşıp tekrar gelmek.
sucu (I)
Ak alkollü içkiler (şarap, rakı vb.).
su çevreği
Burgaç, girdap, su çevrisi.
sikke
Hayvanları bağlamak için yere çakılan demir çivi.
su indirmek
Yük ve binek hayvanlarının bilekleri şişmek.
ceterlik
Ağaç fidanı.
suluç
Mantı hamuru kesmeye yarayan büyük bıçak.
sulugumbat
Karpuz.
allâ emri
Deprem, zelzele.
cerpli
Kuvvetli, güçlü, keskin.
cerge (V)
Bir çeşit sürek avı.
istemi
Büyük bakır güğüm.
siltelemek
Silkelemek.
cerge (III)
Kendir saplarından yapılan deste.
suvacık
Üzüntüden ağlayacak gibi olma, gözleri dolma: Gözleri suvacık suvacık oldu.
iskete
Serçeden küçük bir çeşit kuş.
akkuş
Leşle geçinen büyük ve yırtıcı bir kuş, atmaca.
cerelenmek
Nişan takmak.
cer (III)
Cıvık, sulu.
almacuk gemugu
sümeymi
Saf (kimse).
mangiz
Altın, gümüş para.
isimbecik
Yavaşça, sessizce.
isdi (III)
Sabibi.
cenik (V)
Köpek yavrusu.
ağnağaz
Gün aşırı öğütülen zahire, harman zamanı veya ilkbaharda un kalmadığı vakit azar azar öğütülen zahire.
boğazlağı
Huni.
amıh
: Nane.
şadak (III)
Boşboğaz, geveze.
şafka
Şapka.
şahra ağacı
Ekin saplarını taşımak için semer üstüne takılan ağaç.
şakkaban
Güldürücü, şaklaban.
şakşakı (VI)
Gelincik bitkisi.
şakuk
Sert, kumlu yabanarmudu.
amışk
İkinci defa biçilen yonca.
ceklemek
Bakır kaplara konan yemekler yeşermek.
ceh (II)
Hayret bildirir ünlem: Ceh sendemi buradasın?
şamıt
İğ üstündeki yeni bükülmüş iplik.
şampır
Patiska.
isdeci
Dilenci.
şapa (I)
Maşrapa.
şaplak şeker
Akide şekeri
ceğer
Ciğer.
anaglamak
Vuracak gibi olmak, vurmaya niyet etmek.
cecüm
Harmanda aktarılacak hale gelmiş hububat sapı.
şavuk
Gaz lambası.
ceciği gevşemek
Ağzı sulanmak, aşırı ilgi göstermek.
marçıldatmak
Yerken ağız şapırdatmak.
şerşerim olmak
Sataşmak.
yeyrek
Üstün güzel, üstün iyi.
şıfan (II)
cebele (II)
Zorba, haydut, yankesici.
cebel (I)
Kılavuz, yol gösterici.
irisgin
iğrenç.
boğsamak
İnek, boğa istemek.
ce
Sarı: Şehirden ce yemeni aldım.
caz (III)
Yaz.
mardavıl
Yabanüzümü asması.