Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 219/247 · üyeye göre sıralı
kenderek
Eğlence, düğün.
dedek
Çocuğun tay durması: Ahmet dedek duruyor, artık yürüyecek.
zoruzoruna
Binbir güçlükle.
indirme inmek
Ağır yük çekmekten hayvanların ayağı şişmek.
zot etmek
Eskimiş madensel araçlara kaynakla ek yapmak.
saylanmaz
Sayılmaz.
zumzuk
deâ
Şaşma ünlemi.
dayra (II)
Daire.
irezillik çekmek
Sıkıntı, eziyet çekmek.
dayni
Dayı.
dayak vurmak
Destek yapmak: Kapının dayağını vurdunmu?
zürbiye
Soğan yemeği.
isik (I)
Hiç durmadan gülen (kimse): Bu kadar da gülünür mü, ammada isikmişin be.
iskembe
Tabure.
iskif (II)
Dikiş yüksüğü.
daşhun
Taşkın.
işkil (IV)
Yüzük oyununda yüzüğü saklamaya yarayan havlu, çorap, mendil vb. şeyler.
daşara
Hela.
itilemek (I)
Bilemek, keskinletmek: Usturayı taşa tuttu itiledi.
yelkovan (I)
Bir çeşit çatı saçağı.
itişik
Tartışma.
darloğ
Loğ taşını çekmeye yarayan ağaçtan sap.
darış
Dar: Yol darışdı.
darbız etmek
Tarlayı sulamak.
bıçılgan
Ayak parmakları arasında terden oluşan pişik, yara.
kabahar (II)
Hızlı, dörtnala (hayvanın koşması için).
kuştokası
Çok kez kuşların yuva yaptığı dama yakın küçük pencere.
ağzı gırağlı
Yüksekten atan, övünen.
kabıklı
Sünnetsiz erkek.
dapdayı
Çok güzel, güzelce, pek iyi.
kac
Çelik parçası vurulduğunda ateş çıkaran sert taş, çakmaktaşı.
kacaburuk
kadaga
Yasak, yasak olma durumu.
kılamık
Süpürgeotu.
dange
Kışın hayvanlara yem vermek için dışarda hazırlanmış olan yer.
kehlih
Keklik.
yemlek (I)
Av sırasında, tuzağın çevresine dökülen yiyecek.
kağız (I)
Kadınlar arasında *yahu*anlamında kullanılır: Niye geç geldin kağızl
kefgi
Su kabağından yapılan saplı derin kepçe, su maşrapası.
kıldır
Çok konuşan.
alamaç
Alevin sağa sola dağılması.
kakıl
Ceviz.
ekti
Eli sıkı.
dammah
Damlamak.
damlantı (I)
Pekmez yapmak için süzdürülmüş şıra.
kallemkop
Toptan, birlikte.
damık
Küçük ev, evcik, küçük çocukların oynamak için yaptıkları küçük ev.
damardı
Evin arkası.
kınacık
sekgiz
Sekiz.
dalıkmak (II)
Kısrak, dişi köpek çiftleşmek istemek.
korsanguç
Fırındaki ateşi karıştırmaya yarayan uzun sırık: Korsanguçun ucu kırılmış.
bıdımık
Azıcık, biraz.
addamaç
Dere veya çay içine bir adım aralıkla konulmuş geçit taşları, atlamaç.
yetişik
Delikanlı.
keçimemesi (II)
Kökü bol nişastalı bir çeşit bitki.
korov
Baykuş.
avuç alaması
Çakıl, çakıl büyüklüğünde taş.
dalagan kuşu
Saka kuşu.