Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 244/247 · üyeye göre sıralı
övüç
Avuç.
ötür
Itır çiçeği.
taktaki
Keçeden yapılmış külah.
tak talaş (II)
Çerçöp: Küfeye tak talaş doldurduk gübreliğe yolladık.
bazma (II)
Kalıp haline getirilmiş tezek.
baytar
Bayır yokuş.
öşmerim
Kaymak, taze peynir ve unla yapılan bir çeşit helva.
öşme
Suyun topraktan çıktığı yer, kaynak.
yatakçıl
Cinsel ilişkiye düşkün.
össün
Evet.
tapkır (III)
Bölük, manga, dizi, kafile.
önbeze
Kadın önlüğü.
taşaşma
Genellikle cuma günü gelin evden çıkmadan verilen düğün yemeği.
bayhır
İniş aşağı.
ölem
Şaşma ünlemi.
taterzena
Sincap.
tatlıelması
Yeşil renkli, yazın yetişen bir çeşit elma.
ökcül
İlk başlayan, ilk gelen, birinci: Ökcül sen geldin.
öğkenli
Süreğen öksürüklü, bronşitli.
ödalacak
Ateş küreği.
tazıkmak
Hayvan başını alıp gitmek, yabanıllaşmak: Bizim köpek tazıktı.
tebur
Tahıl ayıklamaya yarayan tahta, yayvan tepsi.
öccük
Engel.
teğ (I)
Asma.
oyanıh
Uyanık.
oturaklı (II)
Tek katlı yapı.
otesgi
Ucu yanmış odun.
teküllük
Küçük, kulpsuz toprak kap.
osturak
Yellenme.
osi
Keçi kovalama ünlemi.
orta ok
Evin çatısını örterken kullanılan orta direk.
telsimek
Tel tel olmak.
teltük (IV)
Azar azar, perakende.
temesikli
Tapulu.
temon
Mısır sakı yığını.
orça etmek
Kavga edenleri ayırmak.
tenböceği
Hamamböceği.
opunat
İyice.
onanası
Güzel.
nağa
Nasıl, ne biçim?
ombaç
Ekmek ve yemeğin birbirine karışıp hamurlaş-mış durumu.
başlak (II)
Başı açık.
teriz
Sedir, kerevet.
olangı
Oklava.
okleli
Uçurtma.
ohmatsız
Doymak bilmeyen, görgüsüz.
ohcuk
Çocuklar arasında oh olsun anlamında kullanılır: Ohcuk olmuş.
oğuşmak
Yarışmak.
tetile
Tabaklıkta ya da hayvan yaralarını onultmakta kullanılan meşe kabuğu tozu.
tetirbe
Çıkmaz sokak.
tevtana
Huysuz, edepsiz.
nünü (III)
Huni.
tıngırlak
Dört kulplu testi.
başa tapmak (II)
Anlamak, akıl erdirmek: Nasıl başa taptın mı?
nurşit
Musluk taşı, lavabo.
başa erişmek
Kız, erkek evlenecek çağa gelmek, buluğa ermek.
tışıruu
Kadın, hanım.
yenni (I)
Doğurmak üzere olan, memeleri büyüyen (hayvan).
nezik (V)
Mayasız hamurdan, kaymakla yoğrularak yapılan ve sac üstünde pişirilen bir çeşit ekmek.
tirma
Un çorbası.