Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 36/159 · üyeye göre sıralı
gazak (I)
Yünden örülen fanila, ceket, kazak.
solumak (I)
Dinlenmek.
kargabeyni
Pekmezle tatlı yoğurt karıştırılarak yapılan yiyecek.
damcı
Damla, evlerde damlardan, tavanlardan sızan yağmur damlaları.
göynüklenmek
Dertlenmek, içlenmek, ağlayacak hale gelmek.
pütür
Pürüz, kabarcık, çıkıntı .-Af.; Abas, Kösten, Kuzyer, Honaz -Dz.
cıbırlamak (I)
Parasız kalmak, dara düşmek.
büzgülü
Kalın kabuklu, uzun taneli, dayanıklı, siyah üzüm.
tüssü (I)
Türlü ereklerle kimi maddeleri ateşte yakarak duman çıkarma işi, tütsü.
bükme (II)
Yufka içerisine patates, soğan, ıspanak, peynir konularak yapılan börek.
çüt
Çift.
türüm türüm tütmek (I)
Çevreye güzel kokular yayılmak.
tesçe (I)
Öküz, beygir vb. hayvanların arka ayaklarında oluşarak hayvanın topallamasına neden olan bir hastalık.
boğurtlak (I)
Başak tutmaya başlamış ekin. ] î
koldam
Kullanışlı, kullanışı kolay.
tengellenmek
Tepetakla olmak, yuvarlanmak.
kızansak
Kızana gelmiş hayvan.
kılınç (I)
Peteğini uzunlamasına ve beyaz yapan titiz arı.
hankır hankır
Olur olmaz şeylere gülmeyi anlatır.
sürecek (I)
Eski okullarda yazıları izlemek için çocukların kullandığı mukavva parçası ya da çubuk.
şami
Yemeni, başörtüsü.
çıt (I)
Anahtar, asma kilit.
kırık (III)
Ormandan açılmış tarla.
gücüle (I)
Hemen, şimdi, yeni: Gücüle çıktıydım kapıdan.
cızdırma (I)
Saçta veya tavada yapılan börek, ekmek.
gülek (I)
Ağaçtan yapılmış kap
demirikır
Siyah beyaz karışık, griye yakın at donu.
eye (I)
Sahip, koruyucu.
endelep
Oyun, hile, düzen.
artuk
Artık, geri kalan.
abaş (I)
Kız kardeş.
girinti (I)
Kiracı.
oğurlamak
Çalmak.
yapça (I)
Yavaş, yavaşça.
mile (II)
Bilye.
loğlamak
Loğla damı ya da harman yerini düzeltmek.
nezik (I)
Davranışları ince ve saygılı olan.
çokalak
Mısır sapı.
atılan
Cavlan, şelâle.
tumba (II)
Pancar.
yalap şap
Üstünkörü, gelişigüzel
gezinmek (II)
Yüznumaraya gitmek.
ayvadana
Yaban nanesi yaprağına benzer yapraklı, sarı acı çiçekli, ilâç olarak kullanılan bir yabani ot.
çatı (II)
Bacak arası.
korut
Bir, iki yaş arasında erkek keçi yavrusu, oğlak.
tirik (I)
Sincap.
bodlamak
NULL
bitecik
Bir tanecik.
çanak çatlatan
Gelincik çiçeği.
biçala
Bir aralık, az bir zaman: Biçala uyuyuvermişim.
bırçalık
Yumru köklü, yaprakları ince bir bitki.
tatarı
Tam pişmemiş, yarı pişmiş.
tönberlemek
Yuvarlamak.
garsamba (II)
İnsana yük olan, tembel
beri eylemek
Geri çevirmek, bu tarafa döndürmek, yakına getirmek.
garcaşmak
Karışmak, birbirine girmek: Ortalık bir garcaşdı ne olduğunu bilemedim.
kıkırdemek
Kıkır kıkır gülmek.
kerçine
İnadına, aksine.
günlük (II)
Balkon, seren.
hel (II)
Kartal.