Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 48/159 · üyeye göre sıralı
karabö
Örümcek cinsinden parlak kara renkli ^ ağılı bir böcek.
karakasbenler
Zor kullanarak: Karakasbenler evime girdi, malımı çaldı.
karapapar
Tren.
katar (III)
Seyrek altın dizisi.
kayağına
Omlet.
kaygana çiçeği
Geniş, yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda,, sarı çiçek açan, özsuyu beyaz bir yaban bitkisi.
kayıçı
Makas: Bu kayıçı iyi keser.
kıkıl
Tavuk, kaz, ördek ve kuş yumurtası.Mollaveyis -Ar.) [kakkı
kına düğünü
Kına gecesi.
kısaleyin
Kısaca, biraz kısa.
kicilemek
Kin tutmak, öfkelenmek: Erkek deve gibi kicileyip durma.
kiskis (I)
Pinti, basis, cimri.
koruhcu
Kır, koru, tarla bekçisi.
kostaklanmak
Çalını satmak, gösteriş yapmak.
kögürçün
Güvercin.
körlemesiye
Hesaplamadan, görmeksizin, bakmadan.
kudama
Leblebi.
kudi
Ağzı dar çömlek, güveç.-Tr.; -Gm.; -Ezm.) [kudu
kütdek
Birdenbire ve *küt*diye ses çıkararak
lağıp
Takma ad.
lapak (III)
Oyunda önceden kararlaştırılan sayıya gelindiğinde söylenen sözcük, kama.
laplanga
Saç üstündeki yufkayı çevirmeye yarayan kürek biçiminde tahta araç.
löngür löngür
Çirkin yürüyüş için.
lüle (II)
Baldırdaki içi boş kemik.
maçkal
Sabanı, pulluğu yöneten
mâdanıs
Maydanoz.
mamya
Domates.
mıf
Çivi.
ne gadan
Ne kadar.
okunuk
Düğün ya da bir yere çağrılmış olan.
öğürtlemek (I)
Ayırmak, Ayıklamak, seçmek, temizlemek
öpçük
Kıyı, köşe.
örekeç
Sac üstünde pişirilen ekmeği çevirmeye yarayan tahta araç.
örencelik
Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş.
ötân (II)
Çok öten kuş: Bu keklik ötândır.
panga (III)
Üstünde deri işlenen tahta masa, mermer tezgâh.
pelesentilik
Sık ormanlık, çalılık, fundalık.
pılaçka
Yağma, soygun.
pısıl pısıl (I)
Yavaş ve hafif sesle, fısıldayarak
punnat
Orakla ekin biçilirken ellik yardımıyla kol üstünde biriktirilen deste, demet, tutam.
pus burkusu
Kimi atların arka bacaklarında olan kıvrık tüylü yerler: Pus burkulu atı alma.
pünkülük
Sıcak, durgun, bunaltıcı
rafata
Yufka ekmeğini tandıra yapıştırmak için kullanılan, içi ot ya da paçavra dolu, yastık biçiminde araç.
sağız
Sakız.
sanpul
Aptal: Ahmefe bak sanpul sanpul geliyor.
sanvurmak
Buğday başak tutmamak, içlenmemek.
seğmen (I)
Tahtadan yapılmış, arkalıksız, küçük iskemle.
selefine
Boşuna, boş yere: Selefine gidiyorsun.
seyiklemek (I)
Kırılan kol, bacak gibi organların üstüne tahta, ağaç ya da demir koyarak sıkıca bağlayıp sarmak.
sıçanotu (I)
Bir çeşit yoncaya benzer ot.
sırsır (I)
Ağustosböceği.
sırtınkılıç
Bukalemun.
silgiç (II)
Bulaşık bezi, paçavra. ]ı
sisre
Hamur kesmeye, tekne kazımaya yarayan araç.
siyrıh
Arsız, yaramaz
söbeltmek
Yumurta biçimine sokmak, oval-leştirmek.
sörpeşmek
Büzülmek, buruşmak.
sövünmek (II)
Sevinmek,
sullacı
Salak, aptal: Bizim sullacıyı gördünüz mü?
susa
Yol, şose.