Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 57/159 · üyeye göre sıralı
kelem
Lahana.
kereyağı
] Tereyağı. (
kersen
Toprak mangal.
keskenmek
Vurur gibi yapmak, vurmaya davranmak (el, sopa ile).
kevek
] Yumuşak, çabuk kırılan (
kıdıklanmak
Gıdıklanmak.
kığı
] Çalgı. (
kılavlamak
Bilemek, keskinleştirmek.
kırdır
] Kaşsız, kirpiksiz kimse: Kırdır herif. (
tongaylı
] Tarlakuşu. (
kıtmır (I)
Cimri.
kıynaşık
] Aralık (
kiren
Kızılcık.
kis
Taş, kum, kille karışıp kaynaşmış sert toprak katmanı.
koru
] Korunak: -Bir tarla ot korum var. (
könçek (I)
Çürümüş ot kökü.
köynek
İç gömleği, iç giysisi.
kucuş
] İri yapılı yaşlı kimse. (
kulun
] Yeni doğmuş at yavrusu, tay. (
kulun atmak
At yavru düşürmek.
küt
manadura
Domates.
maşalama
] Düğün alanlarını gece aydınlatmakta kullanılan bir çeşit meşale. (
medik
]: Küçük, şişman çocuk. (
meysimiye almak
] Eğlenmek, alay etmek. (
mezğeldek
] Yabantavuğu. (
mık
] Çivi. (
mışılak
] Sürekli akan burnun çıkardığı ses: Mışılak burun, kömüş gibi ne mışıldıyofi? (
midik
mirav (I)
Kedi sesi.
modullamak
[-> nıodollauıak]
momo
] Gerçekdışı korkunç varlık, öcü. (
morç
] Taşçıların kullandıkları bir karış boyunda, ucu sivri bir araç. (
namlik
] Sapsız bıçak. (
nemse
] Bir çeşit tavuk. (
ondurmak (I)
] Hastalığını iyileştirmek, geçirmek. (
ovalama
] Eritilmiş yağa ekmek doğrayarak yapılan bir çeşit yemek. (
ödü sıtmak
Korkmak, ödü patlamak.
ögüngen
] Övüngen. (
öğür almak
] Boğa bağırmak, böğürmek. (
ömürtlek
] Gırtlak. (
öngeli
] Önce. (
paçalı (II)
pambık
pambuklanmak
Ekmek, sebze, meyve vb.
paryavşan
] Yavşanotu, (
pavlika
Fabrika.
pepil
] Kekeme. (
pesend etmek
Şaşırtmak.
pırdöndü
]: (
pıtıraklanmak
Giysi ya da hayvan tüyüne pıtırak denilen bitkinin dikenli tohumu yapışmak: öyle pıtır aklanmışsın ki yanına varılmıyor. (
pinek
pişik
pöç
] Kuyruk-sokumu. (
pufu
] Soğukta, solurken çıkan ses için. (
püvezlik
] İnce doğranıp, tuzlanmış maydonozla karıştırılmış soğan. (
sabındırık
Kağnı arabalarında mazıya sürülmesi için kullanılan sabunlu suyun konulduğu boynuzdan kap.
sağnamak
] Yumak, makara vb. çözülmek, boşanmak. (
sahab
] İye, sahip. (
samırdamak
] Uyurken anlaşılmaz sözler söylemek, sayıklamak. (