Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 58/159 · üyeye göre sıralı
sangadak
Birden.
sapık
Densiz.
saplam
seçgili
] Seçkin, seçilmeye elverişli. (
seğrimek
Seğirmek. (
sehlik
Dalgınlık.
sekdelemek
] Bir ayak üstünde sıçrayarak koşmak, yürümek. (
sekilenmek
]
seksan
] Seksen, (
sel (II)
] Salya, tükürük. (
seldirek
] Aralıklı. (
senir
Yükseklik. (
serselenmek
Sarsılmak, sendelemek.
sığamak (I)
Yapıştırmak.
sırınsımak (II)
] Et vb. bayatlamak, sertleşmek. (
zonğurdamak
] Titremek, dişler birbirine çarpmak. (
sile
] Ağzına dek dolu. (
sin (I)
Mezar.
soğalak
] tçi boş, kof, kabuklu yemiş ve tahıl (] (-Çr.
sucukmak (I)
] Suçluluk duymak, utanmak. (
suluzırtlak (II)
] iyi pişmemiş, sulu (
suva (II)
] Sıva. (
südük
] Sidik. (
süngüç
Islanmış, kirlenmiş nesne.
şabaş
Düğünde çalgıcı ve oyuncular için toplanan para, sevinmelik.
şapşak
] Çoğunlukla tahtadan yapılan su tası. (
şavkarmak
] Aydınlanmak, ışımak. (
şergil
İçi sırlı, kulplu çömlek.
şibik
] Çapak. (
tabansıra
NULL
takas
] Sürüye uyamayan hasta hayvan. (
takıt gibi
] Kupkuru. (
tanıska
En iyi.
tanri
] Tanrı. (
tapırdatmak
Oraya buraya koşturmak. (
tar (III)
NULL
taşra
Hela.
tatavı (I)
] Ramazandan bir gün önce tutulan oruç. (
teberik
] Armağan. (
tehne (I)
] Aralıklı, az sayıda, ıssız, tenha: Pınar başı akşam tehne olur. (
tekesakalı
Kırlarda yetişen uzun yapraklı, sütlü bir çeşit ot.
tenger menger
Paldır küldür tepetakla yuvarlanma için.
küçük (I)
tepkili şaşmak
Şaşırmak. (
nöriyon
teşt
] Leğen. (
tınsırmak, tınsırmak
] Aksırmak, hapşırmak. (
tızıkmak
Koşmak.
kanık (I)
Cam ya da toprak sürahi.
tiselemek
tiyaturu
] Tiyatro. (
ilincak (I)
tomafel
] Motorlu taşıt. (
içgillenmek
ılgım ılgım (II)
NULL
tomarı
Tümü, hepsi.
tombak (III)
] Kısa boylu, şişman kimse. (
çeç (I)
Savrularak samanından ayrılmış tahıl yığını.
şapşal (II)
Ağzı geniş fıçı.
böcü
Böcek. (