Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 81/159 · üyeye göre sıralı
amesken
Bir çeşit küçük, siyah erik.
carbık (III)
Tarla faresi.
lök lök
Hayvanların hopla-ya hoplaya, sıçraya sıçraya gitmesi için.
gaypak (I)
Sözünde durmayan
gerdengeçlik
Geçilemeyecek kadar sık çalılık.
çıvgar ağacı
Çıvgara koşulan öküzlerin koşulduğu ağaç: Çıvgar ağacını getir öküzleri koşalım.
dıhıs
Üstüne basılmış sert toprak: Dıhıs toprağa bel hiç geçmez.
don (II)
Somurtkan, içine kapalı, soğuk adam: Bahsettiğin kişi çok don, hiç konuşmuyor.
mele (I)
Duvarcı aracı, mala.
küngeci
Çöpçü: Küngeci, küngeyi aldı mı?
küpeli (II)
Bir sapta üç dört başak çıkaran buğday.
kümülmek
Çentilmek, aşınmak, kütleşmek, körlenmek.
kürdükmek
Kedi çiftleşmek istemek, kızana gelmek.
küldürküme
Hep birden, toplu olarak.
akfiy
Bezelye.
dodah
Dudak.
kurtlingi
Bir çeşit at yürüyüşü.
galak (II)
Tezek yığını.
kurna (I)
Musluk.
çıngıl çıngıl (I)
Bol, sık
gahmak (I)
Kalkmak.
kurdukmak
Sürüye kurt girmek.
galevle
Ayakkabı.
kurebi
Diken ve çalı kesmeye yarayan, ucu kıvrık, küçük balta.
kurümek
Kürekle atıp temizlemek, küremek, süpürmek, sıyırmak: Güneş yükselmeden damların karını bi kürün.
çımmak
Yıkanmak.
gade (II)
Kadeh.
köy kuşu
Serçe.
kürük (III)
Kar küremeye yarayan tahta kürek.
aygırsamak
Dişi hayvan, çoğuncası kısrak, erkek hay->van, aygır istemek
körelmek (III)
Kaynak, suyu azalarak kurumaya yüz tutmak.
gabara
Kundura altına çakılan yuvarlak tepeli çivi.
çıkıtlık (I)
Gelin olan kıza anne ve babası tarafından yapılan elbise.
acıkalabak
İlâç olarak kullanılan geniş yapraklı bir ot.
körlük (I)
Kıskandırma nispet, inat: Sana körlük olsun diye yaptığını biliyorum.
köçek (I)
[->. köşek I)]
korlaşmak (II)
Bir şeye iyice alışmak, bir şeye dadanmak, düşkün olmak: Çocuğun üzüme korlaştığı iyidir, kuvvet olur.
köftere (I)
Tarla ve bahçeye su salmak için büyük arka açılan delik.
foni
Huni.
gabak (III)
Boynuzsuz hayvan.
altıncık
Lâtin çiçeği.
gacemer
Becerikli.
fisil (II)
Filiz, sürgün.
fitoz (I)
Gelinlerin başlarına çevre ile yapılan hotoz şeklinde saç biçimi.
kolçak (II)
Kirman eğirir-ken kola sarılan yapağı.
çeykel (II)
Sert, kavgacı
ayba
Asla: Ayba kabul etmem.
bişkin
Olgun, pişkin.
kolçekmek
İmzalamak.
kötülemek
Zayıflamak, bozulmak, arıklaşmak.
çetlevik
Fındık: Bugün bir kilo çetlevik içi aldım.
fidi (II)
Fide.
fiğen
Ekin destelerinden yapılan yığın.
alt ağacı
Dokuma tezgâhında dokunan halı veya kilimin sarıldığı yuvarlak ağaç.
çerkes
Kadınların giydikleri uzun elbise.
birçek
Saç, kâkül, zülüf.
çerkenez
Güvercin büyüklüğünde, sarı renkli bir kuş.
bir cimdik
İki parmak tutamı kadar.
aloç (I)
Al renkli hayvan.
ayak tutmak
Öncülük etmek, söz açmak.