Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 99/159 · üyeye göre sıralı
behlemek
Beklemek.
coymak
Kaybetmek.
endigün
Dün, geçen gün.
covan
Çoban.
enayan olmak
Şaşırmak.
aşkol
Aşkolsun, bravo.
kıftır kıftır
Oynak davranışlarla, kırıtarak
emzikleme
Bulutların, yağmur yağacak biçimde olması.
emleme emlemek (II)
Çanak çömlek gibi kapların çatlaklarını çimento vb. ile onarmak.
coşarmak (II)
Bir şeyi abartarak anlatmak.
bedeleşmek
Tartışmak.
emişçi
Kuzu ya da oğlakları annelerine emdiren adam: Bu sene Ali·yi emişçi tuttum,
emicikılı
Fidanların ucundaki ince kökler: Bu fidan tutmaz, çünkü emicikılı kalmamış.
ah tüh
Acıma bildirir ünlem: Ah tüh ne oldu?
kıgıçtak
Ucunda bir kaç tane halka ya da küçük çıngırak bulunan, eşeği sürmeye yarayan sopa.
emanat
Emanet.
embe
Ama, fakat.
kezeme
Merdiven.
elöğrenci
Nakış, oya vb. el işi yapan kimselerin ilk işledikleri şey: -Bu oya güzel olmamış. -Elöğrenci de ondan.
el oğalamak
Minnet etmek, başkasından bir şey istemek, dilenmeye benzer tavır takınmak.
bedaliza
Kelebek.
aşıksız
Hızlı yürüyen.
keysi yıkamak
Giysi, çamaşır yıkamak.
ellin körü
Bir çeşit ilenç.
ahsata
Alış veriş: Benimle aksata etme.
eli şapşak vurmak
Alkışlamak.
kevirmek
Bırakmak.
keysekey
Olsa olsa, olsun olsun: Şu kalem keysekey beş kuruş etsin.
kıbıla
Güney. ];
elgölgeliği (I)
Koruma, yardım: O bize çok elgölgeliği etti, yoksa perişan olurduk.
eley (II)
Yün bükmeğe yarayan araç.
becana (II)
Çok büyük, kocaman, heyula, iriyarı.
ağrıcaklanmak
Hastalanmak
keşanlamak
Tırmıkla to-bumu örtmek.
coddu (II)
Kısa boylu.
elemen
Elek.
codalı
Tarla kuşu.
eleh (II)
Elek.
eleget
Kaldıraç.
cobuk (II)
Tatsız, biçinı-siz.
ciynak (III)
Köprücük kemiği.
bebekçik
Gelincik çiçeği,.
kertik (III)
Burnu küçük olan insan ya da hayvan.
eldaşı (I)
Bir çeşit taş oyunu ki bunu en çok kızlar oynar.
ciyirdek helvası
Haşhaşla pekmezin karıştırılıp kaynatılmasından meydana gelen tatlı.
eldaş
Bir çeşit üzüm.
ciyir ciyir etmek
Gıcırdamak.
kesilik
Çamaşırlık.
ciyaklamak (I)
Kuş ve tavuklar acı acı bağırmak.
alaoğlak
Beyaz ve kahve-renkli bir çeşit fasulye.
ekşime
Hoşnutsuz-luk.
kerehane
Ateş küreği.
civirmek
Aldatmak.
civilgi
Asma dalı.
eğşikulak
Kuzu kulağı denilen yeşil ve yabanî bir çeşit bitki.
bazlambaç (II)
Birdirbir de denilen bir çocuk oyunu.
kepet (I)
Köpek.
bâzi (III)
Bazı, arasıra.
kepet (II)
Semer.
keş kazanı
İçinde yoğurt ezilen toprak kazan.Kızılköy -To.) [keşgezen