Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 98/159 · üyeye göre sıralı
cüleke (I)
Çocuk topluluğu.
benli belerce
Beyaz renkte, kırmızı benekli bir çeşit üzüm.
eyşin
Pişirilen ekmeği saç üzerinde çevirmeye yarayan araç, evirgeç.
benlemek (I)
Kuş yavrusunu beslemek.
cükcük deliği
Sabanda ok ile ökçenin birbirine eklenmesi için açılan delik.
akbürçek
İhtiyar kadın.
eylük
İyilik, yardım.
at memegi
iri, uzun taneli, beyaz bir çeşit üzüm.
heme (II)
Çocuk oyunlarında hedef, kale, çukur.
kenderek
Eğlence, düğün.
kepçe burun
Bir çeşit yaban ördeği.
cübel
Yan, yan taraf.
alaşağa
Bayburt barlarından olan Sıksaray oyununda söylenen bir söz.
akbili
Darısı başına anlamında.
belleki
Söz gelişi, faraza, diyelim ki.
curcur (II)
Çiş anlamında kullanılır: Gel çocuğum curcur yapalım.
belirgat
Ev makarnası.
etiş
Gürültü: Dışardaki etiş nedir?
bel getirmek
Meniyi indirmek.
cunur (I)
Hamam havuzu.
eşimik
Ekşimiş süt ya da yoğurdu kaynatarak yapılan yağsız peynir, kesik, çökelek.
cunuk (II)
Karatavuk kuşuna benzer bir kuş.
belevurt etmek
Ölçüp karşılaştırmak.
eşgirtmek
Koşmak, seğirtmek.
cumiytesi
Cumartesi.
henek (III)
Pay, hisse.
eşelmek
Unutulmuş bir söz ya da olayı yeniden ortaya çıkarmak, alevlendirmek.
eşek kömürdeği
Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot.
kekiş (II)
Çene altı: Ke-kişi çok dolgun .
eşek kengeri
Kökü tatlı, dalları dikenli bir bitki.
eşek helvası
Enginara benzer bir çeşit bitki.
eşek alması
Yazın yetişen, lezzetsiz bir çeşit elma.
cullap (I)
Berrak, duru.
kerehane
Ateş küreği.
beleni beleni
Rahatça, sereserpe, döne döne
eselmek (II)
Esnemek, yaylanmak.
cuğuş
Kulakları küçük koyun.
cugun
Büyük çaydanlık: Bizim göy cugun sizdedi gelişen.
erlenmek
Cin çarpmak.
belelikle
Böylelikle, böylece.
eriyip akmak
Çok zayıflamak.
belden inmek
Dölü olmak.
erişif
Cin, peri.
kefi
Köpük.
kehlih
Keklik.
ergimat
Dirgen.
cör
Bataklık, sazlık.
belâbuki
Halbuki.
epeme
Beceriksiz, şaş-kın.
cöpür cöpür
Hüngür hüngür
ensalkı
iniş aşağı.
cönklü
Neşeli.
alasefiye
Ardını önünü düşünmeden, gelişigüzel: Alasefiye konuşma!
cozmak
Vazgeçmek, dönmek.
keççik yapmak
Başörtüsünü ensede, saçın altından geçirerek tepede bağlamak: Keççik yap, saçın dağılmasın.
enim ecim
Etraflıca, iyiden iyiye: Doktora derdini enim ecim anlat, çaresi bulunur. [-> engeme I) -1][-> enim ecim]
keçimemesi (II)
Kökü bol nişastalı bir çeşit bitki.
eneze (III)
Av bekleme yeri, avcı kulübesi.
bekişgin
Sağlamlaştırılmış, dayanıklı, katı.
kefgi
Su kabağından yapılan saplı derin kepçe, su maşrapası.