Maddebaşı değil ama tanım metni içinde geçiyor.
- alaz (II) (anlam 1)
Soğuk ve don etkisiyle sebze ve meyvaların donması, don vurmuş sebze ve meyva: Dünkü soğuktan bahçelere alaz inmiş
- ados (anlam 1)
Asma ve meyva ağaçlarını budamak için demir veya çelikten yapılmış ucu eğri bıçak
- afaralamak (anlam 2)
Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak
- ağ (I) (anlam 4)
İlkbaharda, böceklerin meyva ağaçları üzerinde yaptıkları pamuk
- ağılcın (anlam 1)
olgunlaşmamış, yarı ham meyva veya sebze
- ak gök (anlam 1)
İyi kötü, yarı olmuş yarı olmamış sebze veya meyva
- akma (I) (anlam 2)
Çokça meyva ağaçlarının gövde ve dallarında olan zamk
- alaca (I) (anlam 3)
Meyvalara düşen
- alaca düşmek (anlam 2)
Meyvalar olgunlaşmaya başlamak, benlenmek
- alacak (anlam 2)
Ağaçtan meyva toplamaya yarıyan ucu çatallı sırık
- alarmak (I) (anlam 2)
Tahıl veya meyva olgunlaşmaya başlamak
- alasulu (anlam 1)
Yeni olmaya başlamış meyva
- ala (II) (anlam 1)
Olgunlaşmamış, ham kavun, karpuz, meyva
- alevlet (anlam 1)
Alıçtan büyük, bir yabani meyva
- allıballı (anlam 1)
Üzümden daha iri taneli mayhoş, bir çeşit meyva
- amme (anlam 1)
hurması veya Trabzon hurması denilen elma büyüklüğünde, turuncu renkli bir çeşit meyva
- andız (I) (anlam 1)
Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç (meyvasından pekmez yapılır
- anis (anlam 1)
Yaprağından ve meyvasından yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç
- ardıç burucu (anlam 1)
Ardıç üzümü, ardıçlarda biten küçük kırmızı meyva
- arıstak (I) (anlam 3)
Tavan arasında meyva konulan