"fidanlarla" için 27 sonuç (5 kaynakta)249.9 ms
Maddebaşı değil ama tanım metni içinde geçiyor.
- dikme (II) (anlam 1)
Fidan, yeni dikilmiş fidan
- emicikılı (anlam 1)
Fidanların ucundaki ince kökler: Bu fidan tutmaz, çünkü emicikılı kalmamış
- ağızlık (I) (anlam 16)
Fidan dikmek için açılan
- köken (anlam 2)
Kök: Birkaç köken zerdali fidanım
- apalak (II) (anlam 2)
Kuvvetli, gür fidan
- aragop (anlam 1)
Tarladan koparılan taze mısır fidanı
- arık (I) (anlam 3)
Fide veya fidan dikilen
- aşbak (I) (anlam 1)
Aşısız fidan
- aşlak (I) (anlam 1)
Aşılı fidan, aşı yapılmış bitki
- aşlama (I) (anlam 3)
Yeni dikilmiş fidan
- ayamak (III) (anlam 2)
Bitki ya da fidanın çevresini temizlemek, meydana çıkarmak
- baran (II) (anlam 5)
Fidan ve çubuk sıraları arasındaki aralık
- becerlemek (I) (anlam 2)
Elde etmek, bulup buluşturmak, i ele geçirmek: Epiyce fidan becerledim
- borza (anlam 1)
Meyve fidanı
- can suyu (I) (anlam 1)
Fidan dikildikten sonra dibine dökülen
- cerek (I) (anlam 4)
Taze çam fidanı
- ceterlik (anlam 1)
Ağaç fidanı
- cipil (II) (anlam 1)
Gelişi güzel yetişen fidan
- coruk (II) (anlam 1)
Fidan
- çetil (anlam 1)
Fidan
Coğrafi dağılım yükleniyor…
Akıllı öneriler yükleniyor…