Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 113/159 · üyeye göre sıralı
lamba
Su tenekesi.
lampar
İri, kaba saba
lapor
Rapor.
laşgalanmak
Laçka olmak.
layış
Tencereden büyük kazan.
leğançe
Küçük leğen.
lehle
Zayıf, cılız
lepez (I)
Kullanıla kullanıla aşınmış, düzleşmiş olan.
leylekburnu
Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot.
lodol
Hayvanı dürtmek için kullanılan demir çivili değnek, nodul.
lokaç olmak
Çok karıştırılan yemek lapa gibi olmak.
lokusa
Loğusa.
loliklemek
Kâğıdı, yufkayı ya da her hangi bir şeyi yuvarlamak.
lop olmak
Çürümek, içi geçmek
lordi
Salyangoz.
löç kurmak
Bahis tutuşmak.
lök (III)
Topaç.
lökeş
Davranışları ağır, durgun
lökiye
Sardunya çiçeği.
löküs (I)
Lüks lambası.
lüğep
Ormandan açılmış tarla.
maber
Dokuma tezgâhında, ipleri tutmaya yarayan gücünün arkasındaki yuvarlak ağaç.
madraba
Ürün kaldırma zamanı sap, gübre taşımaya yarayan iki tekerlekli araba.
mağallak
Tezgâhtaki ipleri germeye ve ayırmaya yarayan araç.
malata
Söğüt dalından yapılan çamaşır sepeti.
mama (II)
Kısa boylu, bodur: Bizim kısrak mama kaldı.
manalık
Tohumluk hıyar.
manısa
Basmadan daha kalın, çizgili dokuma bez.
manış (I)
Yürüyüş.
mankoz
Tahtadan göz göz yapılmış yiyecek ambarı.
mantalik
Çelik çomak oyunu.
maplak (II)
Ateş küreği.
mapsınmamak
Adam yerine koymamak, önem vermemek.
mareslemek
Ot ve bitkilerin yaprakları solmak.
marzıman
Erkek eşek.
masamak
Merdiven.
maşalacı (I)
Maşa.
maşina
Makine
maydan
İki, üç yaşındaki kısrak.
maymalak
Cüce, bodur.
mayna (I)
İşte.
mazga
Selin getirdiği mil.
meçük (I)
Zayıf, avurtları çökmüş
meğene (II)
Üvendirenin tıcundaki yassı demir.
mehenkçi
Alaycı.
mehenk yeri
Bir ilin, bir ilçenin ya da köyün en belli başlı, en kalabalık yeri.
mehmelet
Bunak, aptal.
melemetlemek (I)
0-narmak.
menkiş (I)
Kulağın küpe takılan yumuşak yeri, kulakmemesi.
menlemek (I)
Bir şeyin hızı azalmak, yavaşlamak.
menlez
Killi toprak.
merç (I)
Bahis: Bu oda 6 m.dir, istersen sennen merce gireyh.
merdenos
Maydanoz.-Dz.) [merdenoz
merehmet
Acıma.
merese
Mirasçılar.
mesmeye almak
Dinlemek, önemli saymak.
meşmel
Bir çeşit aşık oyunu.
mıççık mıççık
Bir şeyi iğrenç biçimde ezerek, çiğneyerek
mıktık
Sus, ses çıkarma, aldırma.
mıncık (II)
Hayvan tekmesi, çifte.