Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 127/159 · üyeye göre sıralı
harama (II)
Duvarı sağlamlaştırmak için taşların arasına konulan direk, hatıl.
sümeymi
Saf
hanğıd olmak
Yaşlanıp çirkinleşmek.
yasdığaç
] Üstünde hamur açılan tahta. (
hançar (I)
Yalnız dış kısmı yanıp kömürleşen kütük.
hamtatlı
Yeşili çok, hafif pembe renkli, oval bir çeşit erik.
hamsıkolu
Hamsi, mısır unu ve sebze karıştırılarak yapılan bir çeşit ekmek.
hampuç
Çatı.
hamhaş (I)
Ham meyve.
hamçık
Ağzını yayarak şapırtı ile yemek yemeyi anlatır.
süngühıyar
Acur da denilen bir çeşit hıyar.
alasabbah
Şafak vakti, alacakaranlık.
hama (II)
Kaynamış sütün üzerindeki kaymak.
halta (III)
Şalvar.
yatır (II)
Dede.
alarmak (II)
Gözleri açarak, dik dik bakmak.
süteşi
Yoğurt mayası.
haleylim
Giyinişi düzgün olmayan.
sütten
Yaradılıştan, doğuştan.
hakelek
Süs, gösteriş.
şaabı
îri, sobe taneli, büyükçe çekirdekli, sert, geç olgunlaşan bir çeşit üzüm.
haçki
Budanan ağaçların yeni sürmüş filizleri.
habban (I)
Çocukların kaydırak oyununda kullandıkları yassı, yuvarlak taş.
şakkırak
Kapı mandalı, zemberek.
habbak (I)
Süt, yoğurt, ayran
alamelek
Bir yanı kırmızı bir yanı sarı, iri taneli kiraz.
şampır
Patiska.
şapa (I)
Maşrapa.
güneküsen
Gündüz açıp akşam büzülen bir sarmaşık.
şavuk
Gaz lambası.
şe
Şey.
şeker şırası
Üzüm suyunun pekmez toprağı ile kestirilerek, leğende biraz kaynatıldıktan ve süzüldükten sonraki durumu.
şengar
Acur.
alamecek
Kanatlarının üstü ve boynu kırmızı renkli küçük bir kuş.
gümelek
Ağzı ve sapı kırılmış testi.
şerevaz
içinde üzüm ezilen tekne.
gülgülü (II)
Gelincik.
gülevlemek
Kömür yanmaya başlamak.
gülembe
Dokuma aygıtında çıkrık.
guyruhlu
Dedikoducu kadın.
guuk
Saklambaç oyunu.
guşetmeği
Küçük uzunca yaprakb bir çeşit kır sebzesi.
şilkâm
Küspe.
gurşağ
Kemer, kuşak.
gurneç
Sıcaktan korunmak için koyunların başlarını birbirlerinin altına sokarak yaptıkları küme.
şimbidi
Maskara, ufak tefek, sevimli çocuk.
guncu
İnatçı adam.
alabacak (II)
Şeftali.
göz dutmak
Beğenmek.
göyşemek
Geviş getirmek.
göynü dönmek
Midesi bulanmak.
şivey şivey (I)
Okşaya okşaya, seve seve.
şivşirlemek
Aşırmak, alıp götürmek.
gövgazı
Turna.
şöngürde
Şurada.
tah pekmezi
Salkımında çürümüş üzümden yapılan ekşimsi pekmez: Tah pekmezi şerbeti güzel olur.
tahtıbenk
İçine odun, kömür konulan, üstü düz bir çeşit dolap.
gösdül
Patates.
göreneyh
Davranışları başkalarına benzemeyen, acayip
göreken
Damat.