Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 129/247 · üyeye göre sıralı
yeleğen (I)
İvecen, canı tez, telâşla ordan oraya gidip gelen.
yazönü
İlkbahar.
menik (III)
İplik çilesi.
gayar etmek
Hayvanın tırnağını yontarak eski nah yeniden çakmak.
elcik (I)
Sürüden ayrı olarak elde beslenen ve insana çok alışkın olan hayvan.
açma makarna
Yufkadan kesilen ev makarnası, erişte.
mangaş
Cımbız.
çentmek
Üfürükçüler bir hasta üzerine okuyarak bıçakla dokunmak.
körüktürmek
Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak.
mağ (III)
Tabaklanmış derinin iç yüzü.
garıkmak (I)
Gözler kardan rahatsız olmak: Keski gelmez olaydım gözlerim garıktı.
yarımlağı
Şinik denilen tahıl ölçü biriminin yarısı.
annaklamak
Dikkatle etrafı araştırmak, gözetlemek.
gavgaz
Hafif.
beklik (III)
Peklik, kabızlık.
çevirge (I)
Kapı veya pencere mandalı.
potuk (I)
Kısa boylu, bodur, tıknaz (kimse).
çekim (I)
Çam ve armut ağaçlarının dallarında görülen parazit ökse otu.
künefe
Tel kadayıf: Künefenin şekeri az gelmiş.
yamaçlamak
Karşılamak.
yalkı (I)
İki tekerlekli öküz arabası.
köten (II)
Hayvanların boğazlarının altında çıkan bir çeşit öldürücü çıban, şişlik.
koğuştak
Aralık: Akşam kapı koğuştak kalmış, üşümüşüm.
zilif (I)
Zülüf, kâkül.
kurna (I)
Musluk.
koçu (I)
Gelin arabası.
çapcı
Dolandırıcı.
kutla (I)
On iki okkalık, ağaçtan yapılmış tahıl ölçeği, şinik.
küpüç (I)
Kısa boylu, şişman (kimse).
baylanmak
Şımarmak, nazlanmak.
çal (VI)
Ala renk.
köpmek (II)
Hastalık nedeniyle karın şişmek.
kirşan
Üstübeç, allık, pudra,
kosa (III)
Köse, köse sakal.
çam (I)
Toplu, küme olan şey.
çakışmak
Söz yarışı yapmak.
korada (I)
Cılız, zayıf (insan ve hayvan için).
körocak
Çocuğu olmayan aile, çocuksuz aile.
vızıldamak
Çocuk, ince ince ağlamaklı ses çıkarmak.
vız vız (I)
Bir düğmenin iki deliğinden iplik geçirip, esnete esnete döndürülerek oynanan bir oyun.
konğur
kocababa
Büyük amca.
cukka
Hayvan ve insan memesi.
cizek (II)
İz, çizgi.
kızılcık (I)
Kızamık hastalığı.
tıngırdatmak (I)
Alay etmek.
kösgelmek
almalık (II)
Büyük yapraklı bir çeşit ot.
cibara (I)
Çok çocuklu aile.
başbaşı
Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım.
cırtlak (VII)
Kendini beğenmiş, şımarık.
kılçan (I)
Keçi kılından yapılmış keçe, çul.
cura (II)
Küçük zurna,
umaç
Bir yemek çeşidi.
cığır (I)
kıllik
kezbi
Karpuz, kavuna dadanan karıncadan ufak, siyah bir böcek.
ulama (III)
Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot.
cuk (I)
Aşık oyununda aşığın istenilen biçimde oturması hali.
ufak
Ekmek kırıntısı.