Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 134/247 · üyeye göre sıralı
bağırtlak (II)
Kadınların göğüslerini kapamak için kullandıkları göğüslük.
kocababa
Büyük amca.
osanmak
Usanmak, bıkmak.
körocak
Çocuğu olmayan aile, çocuksuz aile.
hoşirik (I)
Sulu, kaşıntılı, kolay geçmeyen çocuk egzaması.
hoşveren
Ispanağa benzer bir çeşit ot.
badıç (III)
Kadınların giydiği dizden bileğe kadar olan bir çeşit çorap.
badak, bâdak (VIII)
Bardak.
ölgülük
Başsağlığı.
çirpi (III)
Biçilecek kütüğün yüzeyine çizgi çekmek işinde kullanılan boyalı iplik.
kılçan (I)
Keçi kılından yapılmış keçe, çul.
kıllik
çipildetmek
Suyu etrafa sıçratmak.
bastacı (I)
işportacı, seyyar tuhafiyeci.
teltik (III)
Silah tetiği.
kösgelmek
çilte (I)
Çuval.
arıç
Araba oku.
bırkalamak
Karıştırmak, ellemek, kurcalamak.
herek (II)
Çirkin ve uzun boylu adam.
çiğritmek
Nefret ettirmek: Kendinden iyice çiğritmiş de yüzüne bile bakmıyorum.
şirnemek
Çocuk şımarmak.
çiğe (I)
Ceviz ve badem içi.
helbet
Elbet, her halde, şüphesiz.
sintile (II)
Pis, beceriksiz, insan arasına katılmayan.
sırsalamak
Sallamak, sarsmak.
kayda
Ahenk, beste.
atkı (III)
havayi
Bir çeşit tahıl ölçeği.
sevahi
Üçetek yapılan çizgili bir çeşit ipek.
hardan
Nereden?
çımkırtmak
Fışkırtmak, püskürtmek: Üstüme su çımkırtma.
bertlek (I)
Patlak, devrik göz, patlak gözlü.
harazan
Pulluğun önünde bulunan tekerlek.
perikmek (I)
Tiksinmek.
babat
Çeşit, cins, şekil.
argın (I)
Yorgun, zayıf, bitkin.
araka
Bir çeşit bezelye.
çığırmah
Çığlık koparmak.
sayru
Hasta.
apazlamak (I)
Avuçlamak, avuç dolusu almak.
sarıcaarı
Bal yapmayan arı, eşekarısı.
çevlik (VII)
Irmak kenarlarındaki taşlık ve kumluk yer.
tokurcun (III)
Dokuztaş oyunu.
sekirdan
Kabaet, kalça.
ilki (I)
Küçük çalılık, yeni süren çalı ya da ağaç filizleri.
güşene
Tencere.
beliyarma
Hayvanın bel kemiğini çökerten bir çeşit hastalık.
ilenger
Geniş ve çukur tencere.
güvende
Kötü yola düşen kadın.
sağrak (I)
Ağaçtan yapılmış yağ kabı.
gaymak (I)
Sütün yüzü, kaymak.
iye (I)
Törpü, eğe.
gün dulunmak
Güneş batmaya başlamak.
angur
Hıyar.
gavram (I)
Tutam: Hayvan acından ölüyor, bir gavram ot olsun yolup versene.
gün burnu (II)
Güneş doğarken ya da batarken görünen küçük parçası.
ana kalıp
Büyük kerpiç kalıbı.
post etmek (I)
Öldürürcesine dövmek.
günay
Güney, güneş gören yer.