Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 138/247 · üyeye göre sıralı
nenni
Ninni.
ıpılamak
Parlamak, parıldamak.
naşal (II)
Kör.
müsendere
Musandıra.
ağaranlık
Koyun, keçi gibi süt veren hayvan.
düğüş düğüş
İnek, öküz vb. hayvanları çağırma ünlemi.
ırahı
Rakı.
ay harmanlanmak
Ay halelenmek.
höle
Şöyle, böyle: Höle tut.
açgıcı
Yufka açan, yufkacı.
abralı
Dengeli, muvazeneli (terazi).
ayfan
Afyon, afyon yaprağı.
höllüm (I)
Vücutça gelişmiş fakat geri zekâlı (kimse).
duşka (I)
Yüz, çehre, yüzün çene kısmı, avurt.
hataş
Ateş.
hot (II)
Çocukların değnekle, kutu, yuvarlak taş ya da aşık büyüklüğünde bir ağaç parçasına vurarak oynadıkları oyun.
mırlaşmak
Tartışmak, ağız kavgası etmek.
döymeç (II)
Taze ekmeği tereyağına doğrayıp bal ve yumurta ile pişirerek yapılan bir çeşit yemek.
nalet
Lanet.
mücrüm
İnmeli.
hondaz
Kabasaba, biçimsiz (kimse): Bırak şu hondazı.
dıñırgamak
Dikkatle dinlemek, gizlice dinlemek, kulak vermek.
meşik (II)
Ekin çuvalı.
hımsımak
Bayatlamak, ekşimek, kokmak (yemek için).
mengelez (II)
Keten işlenirken lifleri kılçık ve kıtıktan ayırmak için kullanılan dört ayaklı araç.
alaz belez
Yarı karlı toprak.
cembere
Özellikle sığırlarda ve develerde olan soğuk algınlığı hastalığı.
barış
Götürü, kabala, toptan.
heresi
Her birisi.
cenik (II)
Atik, çevik.
kirtikli (I)
Kenarı tırtıklı (kap için).
cenik (I)
Ova.
yuhu
’ Uyku
hedeme (I)
Evlenmelerde kız tarafının erkek tarafından aldığı para, armağan: Kızın hedemesine kaç lira verdiniz?
hasas (II)
Bekçi.
heldir heldir
Düzensiz bir biçimde, sallanarak yürümeyi anlatır.
hezan (I)
Toprak evlerde kirişin üzerine dikine konulan ağaç.
zıvga, zıvğa
Dar paçalı şalvar.
maymuncuk (II)
Pencere ve kapıların arkalarına mandal yerine konulan küçük çengel.
domurmak (II)
Kaynaktan su kaynayarak çıkmak.
mayasır
Mayasıl hastalığı.
avukturmak
Aldatmak, kandırmak, oyalamak.
zıba
İriyarı, şişman kimse.
cee (I)
Korkutma ve sürpriz ünlemi.
hanuk
Hazıra konan, tembel.
alavış (I)
Gürültü, patırtı, şamata, boğuşma, yaygara.
zıkkımlanmak
Yemek, doymak (hoşnutsuzluk belirtir).
zorsunmak
mantı (I)
Kasımpatı.
yeniyetme
Genç, delikanlı.
yoo
Hayır, asla olamaz.
halik (I)
Moloz.
zegerek
maluk
Boyunduruk kayışının ucuna takılan ağaç çivi.
harmanda
Hizmetçi, uşak.
hada
Haydi: Hada gayri gidelim.
hazal
Kuruyup dökülen ağaç yaprağı.
dişleme
Çatal: Bir düzine dişleme aldım.
makas (I)
Çatılara eğik olarak konulan direk.
harana (II)
Çok geniş