Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
9.505 grup · sayfa 158/159 · üyeye göre sıralı
manana
] Sözde neden. (
mahat
] Sedir. (
malaşmak
] Görgü kurallarına uymaz biçimde, yayılarak oturmak. (
maman
] Göksulu armuduna benzeyen, iri bir çeşit armut.(-Çr.
mamer
] Dokuma tezgâhında iplik germeye yarayan yuvarlak ağaç. (
düvelek (II)
] Olmamış küçük kavun, kelek. (
mangış
Domuz yavrusu.
mangiz
] Altın, gümüş para. (
uccalığından
] Sessizce, yavaştan. (
manık
] Kedi ve yavrusu. (
çılga (I)
marçıldatmak
] Yerken ağız şapırdatmak. (
mardavıl
] Yabanüzümü asması. (
masmas
] Ağırbaşlı, durgun, uyuşuk. (
döndüreç
] Sac üstünde ekmek çevirmeye yarayan tahta araç. (
ucun ucun (I)
] Azar azar, yavaş yavaş. (
maymak (I)
Eli ayağı çarpık, ağzı eğri kimse.
uçaravı
Kuş uçarken yapılan av.
mazarrat
] Engel. (
me
] Al, işte: Me kalemini. (
donuz
Domuz.
yanazlık
Terslik, inatçılık.
dolukmak
Ağlamaklı olmak.
meğrise
] Oysaki. (
mehersimek
] önem vermek. (
zumzuk
[-> znnzık (I)]
uçgül
] Üç yapraklı, renkli çiçek açan bir çeşit ot. (
melengiş
] Çitlenbik. (
doğanah (I)
Rahim, döl-yatağı.
melki
Al, yenilebilen bir çeşit mantar.
yâmur
] Yağmur. (
menges
] Killi toprak. (
mengil (I)
] Hayvanları ahıra bağlamak için kullanılan U biçiminde eğri ağaç. (
zıvanadan çıkmak
] Aklını oynatmak, delirmek. (
menşur
İsim yapmış, tanınmış.
merçem
Perçem, kâkül.
merçemene
Pürüzsüz, renkli bir çeşit kertenkele.
merzuvan
] Merdiven. (
dinizimek
NULL
mesimemek
] Önemsememek. (
meşik
] Çuval. (
metel
] Bilmece. (
doğ taşı
Buz gibi ufak parçalara ayrılan bir çeşit taş.
mezelemek
dıkı
] Azıcık. (
dombalakuç
Ayaklar havada olmak üzere sırtüstü durumu.
mıdara
] Eğreti, çürük: Ola bu ip mıdara oldu, gopacah. [mudara (
mıdıl
] Üvendirenin ucundaki ince çivi. (
mıdırdanmak
] Mırıldanmak. (
mıhağat
] iye, sahip: Galemine, defderine mıhağat ol. (
mıhladuz, mıkladuz
] Mıknatıs. (
dıkak
Ağaç kapak, tıkaç, tıpa.]: (
mıhlı
] Puanlı, noktalı. (
yamulmak
deyişet
] Şiir. (
depreşmek
] Azmak, tepmek, deşilmek (
delbek
Darbuka.
dombaltmak
Takla attırmak.
mışırıklı
[-> mıcırıklı -1]
mızdı
] Oyunbozan. (