Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 164/247 · üyeye göre sıralı
çelen (VI)
Yakışıklı (delikanlı).
çelep (I)
Tanrı.
firik (VI)
Sabun ufağı.
kuba (IV)
Kuş ve kümes hayvanlarının tüyden tepeliği.
çel (II)
Yaramaz (çocuklar hk.): Bizim çocuklar çok çel ; hiç rahat durmuyorlar.
tanrıköprüsü
Gökkuşağı.
kövke
Beyaz kil.
tankayaz
Kapı, pencere vb. şeylerin arkasına kadar açık olması için.
çelik (VII)
Yünleri ip haline getirmeğe yarıyan ağaçtan yapılmış bir aygıt, kirman: Keziban çelik eğiriyor.
köteşi
Ihlamur kabuğundan örülmüş araba döşemesi, araba yatağı.
köşmen (I)
Şişman, tombul, tıknaz.
dünürbaşılık
Kız isteyen kimseye verilen hediye.
çatırık (II)
Toprağın don tutma zamanı, çok soğuk (hava hk.).
dümağ
Bembeyaz.
körpü
Köprü.
dülger
Balta.
çarıh
Çarık.
çatan (I)
Saman taşımağa yarar büyük sepet, küfe.
çatlankoz
Bir cins yabanî ot, hindiba.
köpürmek
Ateş çok alevli yanmak: Böyle soğukta mangal köpürmeli.
köpük taşı
Çok hafif, köpük gibi, süngere benzer, delikli taş.
talçığını almak
İlkbaharda hayvan çok yiyerek şişmanlamak, semirmek.
könez (I)
Anası tazı, babası köpek olan yavru.
talazlamak (I)
Yiyecekleri yağda hafifçe kavurmak.
partadan
Birdenbire, ansızın.
çantay
Büyük keten torba.
köçen (I)
Tavşan yavrusu.
aydıncak
Aydınlık.
koytu
Kenar, köşe.
tal (IV)
Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü, ağız.
kovulmak
İnek çiftleşmek istemek, boğaya gelmek.
kovculuk
Dedikoduculuk.
cübel
Yan, yan taraf.
cüce (IV)
îdare lambası.
uçunmak (II)
Sevinmek, coşmak.
kotak (II)
Erkeğin cinsiyet organı.
koşkoz
Yer altından çıkarılan ve yenilebilen bir çeşit bitki kökü.
koşamak
Duvarın sıvası ayrılıp düşecek duruma gelmek.
aycık
Azıcık, biraz,
cücen (III)
coca (I)
cıbarmak (I)
Ağacı budamak.
ciskal
Kıvılcım.
dullama
Boşanmış kadın.
korkot
îri öğütülmüş mısır unundan yapılan bir çeşit yemek.
cilek
Yabanî çilek.
korit
Bir yaşına kadar olan erkek keçi.
konşu
Komşu.
cibil (II)
ceynak
Kuş ve tavukların göğsündeki çatal kemik, lades kemiği.
kombalak atmak
Takla atmak.
döygel
Dayanıklı.
koltuklamak
Pohpohlamak, abartmak, övmek.
koltak
Küçük oda: Koltukta söylenen koltukta duyulur.
döşdük
Kadınların iş yaparken kullandıkları önlük,
tarkıtalaş
Delik deşik, paramparça.
kolay (II)
Zayıf.
tepiz
Topluiğne.
dörünmek (I)
Pişman olmak.