Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 175/247 · üyeye göre sıralı
ıçkı
Ağaç kesmeye yarayan iki saplı, testereli bıçak.
ığlık
Saman çuvalı.
ıkıl ıkıl
Zorla, güçlükle : Çok hastayım fakat ıkıl ıkıl gelebildim.
ılbıda
Sulak çayırlarda kendi kendine yetişen ve yaprakları sebze olarak yenen bir çeşit ot, labada.
ılık (I)
Güç, kuvvet.
ılıncak (II)
Ilık (su).
ımık (III)
Süt tadı veren taze ve tatlı yoğurt.
ışkalamak
Meyve ağacını sallamak, silkelemek: Elmayı ıskaladım.
iğnedenlik
İnce uzun gövdeli, dört tane kanadı olan, güvengil ve büvelek denilen sinekleri yiyen bir çeşit sinek.
iğrip (II)
Dolap, düzen, gizli çalışma.
ilek (II)
Zayıf, cansız.
iliz iliz (II)
Çok eski, parça parça (kumaş için).
ilmik ilmik
Parça parça, lime lime.
indirme (I)
Damadın evine gelen geline, attan inerken erkek evi tarafından verilen armağan.
ini (II)
Şaşma bildirir ünlem.
inka
Sıvıları boşaltmaya yarayan huni.
iptin
Alışkanlık, huy.
kabalı
Bir çeşit saç ekmeği, böreği.
kadıbaş
Beyaz, yuvarlak kabak.
kadis
Su kovası,
kakala (II)
Toprak tencere.
kamaşık (II)
: Beceriksiz, tembel, uyuşuk.
kanapa
Kanepe, bank.
kantarkile
Avcıların tüfeğe barut koyma işinde kullandıkları bir ölçek.
kargı (III)
Dalyanlarda büyük balıklar için kullanılan demir kanca.
kargınlık
Mide bozukluğu.
karık (II)
Kısık (ses için).
karlanguç
Karda gezmek için kullanılan bir araç.
kasafan
Palavra, yalan, abartılmış söz.
kayraklamak
Keskinletmek, bilemek.
kefli
Kirli, pis, bakımsız, pasaklı (kimse).
kezyarma
Kısır, doğurmamış koyun.
kıçmık
Tekme.
kıdım (II)
Beştaş oyunu.
kılavlı (III)
İştahlı, istekli, sağlıklı.
kılıç (III)
İskambil kâğıdı ile oynanan bir çeşit oyun.
kımışmak
Karıncalanmak.
kınık (V)
İstek, arzu.
kıryeşil
Kertenkele.
kıtmır (III)
Kısa boylu (kimse).
kıvıldamak
Kaynaşmak (insan ve hayvan için).
kıyık (XI)
Börek tepsisi.
kikirik (I)
Yerfıstığı.
kirtik (II)
Kulak kıkırdağı.
kis kis (I)
İçin için, kıs kıs (gülme için).
kodak (V)
Birinin arkasından giden, birini izleyen (kimse).
kolov
Büyük kuyruklu karaman koyunu.
kon (I)
Konut.
korçak
Oyuncak bebek.
kortuk
Çukur.
kotlan
Küçük fırın.
köfdere
Tarlanın, tohum atılmadan önce saban iziyle bölünen parçalarından her biri, evlek.
köklük (I)
Tarla yapmak için ormanda yakılarak açılan yer.
köpürcek (II)
Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot.
köpürcük
Köpük.
kös (IV)
Çirkin.
köstere (I)
Tahta rendesi.
kötürgü
kufu
Sağır.