Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 178/247 · üyeye göre sıralı
yaykın (I)
Kızılağaç.
yeleleği
Hoppa.
yellim yelâlım
İvedilikle,telaşla: Yellim yelâlım arandı durdu.
yıldız sağılmak
Yıldız kaymak.
yörücü
Görücü: Komşumuzun kızına bugün yörücü geldi.
yuvun (I)
Yığın, küme, öbek.
yüğürmek (II)
Sallamak.
yüzek (I)
Yüzücü.
zêtyağı
Zeytinyağı.
zılbıt
Yemeği yapılan bir kır bitkisi.
zılgıdı yemek
Azarlanmak.
zındı
Makas
zomzom (I)
Sis.
zopo
Aklı az gelişmiş, iriyarı.
açıktan
Biraz sonra: Açıktan size uğrayacağım.
adaklamak
Bebek yalpalayarak yürümek: Bebek adaklıyor.
ağız yanşalamak
Karşısındakinin sözünü alaylı olarak yinelemek, öykünmek.
ağmak (III)
Ağır gelmek, yükün bir yanı aşağı sarkmak.
ame
Hala.
añız
Ekin biçildikten sonra tarlada kalan kökler.
annağa gelmek
Sözü işitecek, duyacak yere gelmek, yaklaşmak.
appa
Apak, çok ak.
arbılmak
Birinin üstüne abanmak.
arık (II)
Suyolu.
azap
Evli olmayan.
barhana
Dağ evi.
belleme (I)
Ayakkabıya vurulan pençe.
bellemek (II)
Tanımak.
benimsağanı
Benim gibi.
berenari
Şöyle böyle, iyi kötü.
besdil
Pestil.
bêsimet
Peksimet.
bezekli
Süslü püslü (çoğunlukla düzekli sözcüğüyle birlikte kullanılır): Düzekli bezekli geziyor.
bıdır bıdır etmek
Mırıldanmak, anlaşılmayacak biçimde konuşmak.
bişirgeç
boduç
Toprak testi.
boğazın olsun
Yarasın, afiyet olsun.
boyak
Renk.
bozlak (III)
Kıraç toprak.
börtleğen
Böğürtlen çalısı ve meyvesi.
cıbır (II)
Tüysüz.
cırmak atmak
Tırnaklamak, tırnak atmak.
cuvara
Sigara.
çenesek
Geveze.
çıkla
Tüm, bütün.
çıra
Bezir ya da gazyağıyla yanan bir çeşit aydınlanma aracı, kandil.
dalgeçir
Yelek.
egef
Boyunduruğu sabana bağlayan, yaşken eğilerek yapılan ağaç halka.
eğsikli
Kadın.
esker
Asker.
eşkâre
Açık, belli, ortada.
farmaç
Yük durumuna getirilmiş, bağlanmış nesnelerin üstüne örtülen, bir çeşit yün dokuma örtü.
fışkırık
Polis düdüğü.
fıydarmak
Fırlatmak.
foltak
Bol, gevşek: Ayakkabı çocuğun ayağına çok foltak geldi.
fônus
Fener.
gelinkadın
Gelincik (hayvan)
gidek
Keçi yavrusu.
harnıp
Keçiboynuzu ağacı ve meyvesi.
havt
Hayvan yemliği.