Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 188/247 · üyeye göre sıralı
millemek
Sel, tarlaya kumlu toprak bırakmak.
ırahat (II)
Rahat.
bilez
Zıpzıp, bilye.
bihava
Hemen, çabucak.
biduruma
Hiç durmadan, arasız.
bidillede
Bir çıkışta, bir anda, bir çırpıda: Bidillede ağacın tepesine çıkıverdim.
ınkıldamak
Sallanmak, kımıldamak.
biçim ayı
Temmuz.
bici (II)
Nişastadan yapılan bir tatlı.
ülgüt (I)
Örnek.
avril
Nisan.
bızılamak (II)
Kederlenmek.
mişyaş
Kuşkulu.
bırr
Karşısındakine nisbet yaparak denilen *hayır*-Ahmet: Biz de geziye gideceğiz. Ayşe -Bırr. Siz gidemiyeceksiniz ki.
bırıçka
Üstü kapalı, tek atlı yaylı, gezinti arabası.
üstkabı
Yaşlı kadınların giydikleri, pamuklu köpüme, pazen hırka.
üstünbüllük
ayah tahımı
Ayak takımı.
bılamaç
Kaynamış suya un koyarak yapılan bir yemek.
üta olmak
Alışmak, tutulmak: Ahmet rakıya uta olmuş.
bıggın
Bıkkın, doymuş, usanmış.
bıdak (II)
Üzüm salkımının her bir parçası.
ayakcak (II)
ınıçğamak
İnlemek.
vahır vahır
Sesli, gürültülü (kaynama için).
vala (II)
İnce tel elek.
vangır vangır
Gürültülü, yüksek sesle (bağırma için).
hüşküre
Rende.
vay beni
Ah ne kötü (üzüntü bildirir ünlem).
bıcık (II)
Oyunda ebe.
sorguç (II)
Çam, köknar vb. ağaçların sakızı.
veregen
Eşcinsel.
vessiz
Yersiz, ilgisiz (söz için).
kukul (II)
Çiçek tomurcuğu.
sakandırak (II)
Öküz ya da manda başlığının çene altına gelen bölümüne konan dişli demir.
sakav (II)
Hayvan nezlesi.
saklangıç oyunu
Saklambaç oyunu.
ay ayazı
Mehtaplı, çok aydınlık gece.
vırınık
Zayıf, çelimsiz.
hüs
Söğüt dalından yapılan düdük.
hürye
Deriden yapılmış yiyecek çantası, dağarcık.
saldırsop
Bön, avanak, enayi.
yürsek
Boğa isteyen inek.
sahariç (I)
Yağ tavası.
hüllümek
Acele etmek: Yavaş yavaş yürüme hüllüyüver.
sahar (II)
Belki, olasılıkla: Bunu sahar o yapmış.
hüllüdede
Yürek.
âsırık
Aksırık, hapşırma.
saçkavurması
Saçta içyağ ile kızartılan ve üstüne yoğurt dökülerek yapılan et yemeği.
hülle (II)
Sazdan yapılan, kulübe.
hül (I)
Top oyununda birbirine top atma, pas.
sanavu
Sağır.
âzı cıvık
Sır tutmıyan, sır saklıyamıyan.
sanduvaç
Bülbül: Sanduvaç ötüyor.
yürük (VIII)
Yılancık hastalığı.
vırrık vırrık
Duraksız, can sıkıcı bir sesle (çocuk ağlaması için).
sabangaya
Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı.
sapha vurmak
Birini dolandırmak,
sapısarı
Bir çeşit üzüm.
saplıcatinton
Patlıcan.