Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 189/247 · üyeye göre sıralı
huruş
Fırında kurutulmuş meyve.
aralamak (V)
Bir şeyden uzaklaşmak.
yüük
Hüyük, küçük yükselti.
sargon
Bir çeşit kılıç balığı.
sâ (II)
Sana.
hunnacı
Gebe.
huna (I)
Şuna, buna.
ramas (II)
Ekin yığını.
asfinik
Naftalin.
püsen püsen (II)
Yapışık yapışık, cıvık cıvık.
sarsık (I)
Yersarsıntısı.
saruç (I)
Pekmez sucuğu.
bezene bezene
Özenerek, itina ile.
satı (I)
Aslında, zaten.
satırkaç
Başörtüsü.
savak (VI)
Küçük örs.
vô (II)
Üzüntü, şaşkınlık ünlemi.
savruhmah
Sıkıntıyı atmak, serinlemek: Şerbeti içince yüreğim savruktu.
püseği dökmek
Küflenmek.
savulyurt
Ahmak.
sayaklamak (I)
Kesilip biçim verilmiş kundura yüzlerinin parçalarını birbirine eklemek.
babıçlık
Ayyakkabı konulan, yer (camilerde böyle özel bir yer bulunduğu gibi eskiden evlerde de vardı).
saylan (II)
Vergi.
puntunu kırmak
Neşesini bozmak.
pul deliği
İlik: Şu hırkanın pul deliklerini açsana kızanım.
bezele almak
Hamuru, beze denilen küçük parçalara ayırmak.
seel (II)
Kez, defa: Bi seel.
beynin gapağı atmak
Hiddetini yenememek, öfkesini açığa vurmak, şiddetle öfkelenmek.
hullik
Yaylada geçici olarak yapılan kulübe.
pulat
Tepsi, sini.
puçi puçi
Dana çağırma ünlemi.
hubi
Civcivleri yiyen bir çeşit kuş.
sekaltı
Odanın ayakkabı konulan yeri, eşik.
hötlek
Korkak.
cavcavlı
Ateşli, istekli.
potunna
Ağız kavgası, anlaşmazlık: Bu işte muhakkak bir potunna kopacak.
pota (III)
Nişan alınacak yer, hedef.
selepçe
El leğeni.
sölpeşik
Özensiz giyinen, dağınık.
sellemsiz
Issız yer.
bacarmah
Başarmak, becermek.
porduç
Fırın, tandır silmekte kullanılan ıslak bez.
sennüç
Sırlı yağ testisi.
yıbrıh
İbrik.
porak
Soda, boraks.
bestil etmek
Çok dövmek, pestilini çıkarmak.
ponçak (III)
Bir tutam.
sergen (VIII)
Geniş kenarlı şapka.
serişlemek
Teyellemek, iri iri dikmek.
serken (III)
Yığın, küme.
pompul (II)
İriyarı, şişman, etli.
hörüş
Hoşaf.
poçumak (I)
Birisinden soğumak.
hörük (II)
Saç örgüsü.
pişnor
Kesik sütten yapılan peynir, çökelek.
yağaç
Yağmurlu.
pişilemek
Birine çok değer vermek, pohpohlamak.
hörtükmek
Hayvan ürkmek.
seyisane
Erkek evinin yaptığı çeyizi gelin evine götürme işi: Bugün seyisaneye gideceğim.
seyreyh
Akılsız, budala, bön.