Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 192/247 · üyeye göre sıralı
balalamak
Yavrulamak (kedi, köpek gibi hayvanlar hakkında).
paykam etmek
Yağmalamak, kapışmak, bölüşmek: Buldukları altınları paykam etmişler.
payam (II)
Topraktan çıkartılan içi sarı, tatlı bir kök.
şahmar
Şahmaran.
patul (I)
Parça parça yağan iri kar tanesi: Kar patul patul yağıyor.
şahta
Kırağı.
pattadak
Birdenbire, ansızın.
şakırdak (III)
Şen, geveze.
balamır
Kapıların üzerindeki ağaçlarla kerpiç ve taşların arasındaki delik: Evlerde balamırlara zorlu çabut sokarlar.
şak olmak
ikiye bölünmek.
balamurt (II)
Pazartesi.
belen (IV)
Deli.
patlak mısır
Mısır darısı.
şalgaba
Kumluk, kayalık yerde yetişen, yumru köklü, pembe, sarı çiçekli, em yapmakta ve kauçuk elde etmekte yararlanılan bir bitki.
şalkavış
Gelişigüzel, özensiz.
patlak (III)
İncir.
şamişi
İçine irmik helvası konularak yapılan bir çeşit börek.
belden inmek
Dölü olmak.
bal çiçeği
Hanımeli (çiçek).
şapadak (I)
Birdenbire.
şapıldak (I)
Sözü ağzında geveleyen.
şapır (III)
ivecenlik, tezlik.
şaplama (VII)
Şap ve tuzla tabaklanmış deri.
belâbuki
Halbuki.
şarkadan
Şark diye ses çıkararak.
suvat
şarpadak
Birdenbire.
baldırgan
müt
Boşuna, yok yere.
paskal (I)
Kirli, pis, pasaklı.
parsımak
Yiyecekler bozulmak, küflenmek, ekşimek.
baldon
Palto: Men gara baldonnan hezdelleerem (Ben siyah paltodan hoşlanıyorum).
baldun (II)
Paldım: Baldundan dışarı osurma (haddini bilmeyenlere denir).
balıkçın
hış (IV)
Kurt köpeklerinin boynuna takılan demirli özel tasma.
şelfin
Bir yaşından küçük horoz.
şende
O, orda.
hırtmırt
Eskimiş işe yaramaz durumdaki eşya.
bel (VII)
Davar sağılan yer.
balkımak (II)
Kesik kesik ağrımak, sancımak.
bekişgin
Sağlamlaştırılmış, dayanıklı, katı.
parak (II)
Hayvanların yazın konulduğu yer, ağıl.
behlemek
Beklemek.
pantı (I)
Şişman, tombul.
şıpdüştü
Kapı mandalı.
şıpıdek
Çabucak.
panlanmak
Küflenmek, küf tutmak.
şırkıt
Göz çapağı.
pançaklı
Yeni biten birkaç yapraklı ekin.
hırtlek (III)
Obur kimse.
panadura
Domates.
bedeleşmek
Tartışmak.
bedaliza
Kelebek.
pampır (II)
Tren.
pamburcuk
Gelincik çiçeği.
pambıklı
Pamuk ipliğinden dokunmuş kumaş.
şihe
Musluk.
şilep
Tatlı bulaşığı,
suya girmek
Yıkanmak.
sübere
Yoğurtlu hamur yemeği, mantı.