Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 196/247 · üyeye göre sıralı
basturuk
Çay kenarındaki tarlaları su baskınından korumak için yapılan ağaç, taş set.
tinil
Yalın, yalnız, tek.
helvir
Kalbur.
nevert
Dikiş dikerken yapılan baskı.
zılla (I)
Hızlı.
şaplatmak
Güçlü tokat vurmak.
hekengaz
Ateş küreği.
koçara
İnce dallardan örülmüş tahıl ambarı.
tobuk
Çorak yerlerde biten bir çeşit ot.
tokaçlamak
Tokaçla giysi yıkamak.
bas tabanı
Çekil, yürü, git: Haydi bas tabanı.
tokurcunu düzgün olmak
İşi yolunda olmak
şarlamak
yertebrenmesi
Deprem
bıcırgan (I)
Midye.
basma (IV)
İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun.
bartlak (II)
İlkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabanî bir ot.
şarlatan
Yaramaz çocuk.
tomurşak
Tomurcuk.
tonbatın
Ak pancar.
nahuneci
Çıkarcı, fırsatçı.
hedeme (II)
Enenmiş kimse, hadım.
topaç (IV)
Kötürüm.
aşuraşı
Aşure.
yılmanık
Düzgün, parlak.
ne etesen
Ne yapıyorsun.
topdon
Geniş ağlı, uçkurlu, kısa zeybek donu.
topeş
Tombul, şişman: Oğlan topeş gibi oldu.
top olmak (II)
Birikmek, toplanmak: Köy halkı top olmuşlar, gidiyorlar.
şar şar etmek
Su bol akmak.
nedani
Ne kadar.
torakvel
Tarlakuşu.
toriş
Arabayı çekemeyen hayvanlara yardımcı olarak koşulan başka hayvan.
bıdın
Büyük fıçı.
yıvılmak
Yığılmak.
şaşıbeş
Şaşı.
nattayın
Neredesin, ne yapıyorsun.
tosmak (III)
Odun kütüğü.
tot (V)
Dört ayaklı hayvanlarda bacağın dizden aşağı bölümü.
nasırga
Harç taşımaya yarayan dört kollu araç, teskere.
müşkürüm
İlkbaharda kayalıklarda biten, sarımtırak renkli çiçekleri güzel kokan, sünbülgillerden bir yaban otu.
haydan
Ottan, çalı çırpıdan yapılan yazlık kulübe.
müşaf
Kesin olarak, ne olursa olsun.
hayda
Haydi: Hayda okula gidelim.
çiğirtme
Açılarak yağda kızartılan hamur.
zahnubut
Zehir.
muşah (II)
Kuşkulu, belirsiz: Bu hastalıktan kurtulacağı muşah.
çilbir
Çapak.
hayat (II)
İpek iplik.
bıtım
Fıstık cinsinden meyve.
havah
Ne vakit? Ahmet havah geldi.
tuman (II)
Nem, çiy.
tuman (III)
Duman.
bıtırlaşmak
Gamsızlaşmak, arsızlaşmak.
yıkım (II)
İyi, güzel.
musma
Yumrukla vurma.
hava çalmak (II)
Güneşte çok kalarak hastalanmak.
tutgu
Mahkeme kararını gösterir belge: Kavgalı tarlanın benim olduğuna dair elimde tutgu var.
tuytu
Uyuşuk, tembel.
munçak
Hamam.