Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 199/247 · üyeye göre sıralı
böcük (II)
Kötü kadın.
bögelek tutmak
Sığırlar sinekten rahatsız olarak koşmak.
bögürtük
Kansız, zayıf.
böğsükmek
Kırılmak, üzülmek.
vızlağan
Kunduz böceği.
arıstak (II)
Örümcek.
balık gıran
Tohumu suya atıldığı zaman balıkları ser-semleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden, sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki, balık otu.
hapise
Üzüm ya da dut şırasından yapılan pestil.
mehmelet
Bunak, aptal.
yumcalamak
Sıkmak, tartaklamak.
mehenk yeri
Bir ilin, bir ilçenin ya da köyün en belli başlı, en kalabalık yeri.
mehenkçi
Alaycı.
hapır
Ormandan ağaç kesilerek açılan tarla.
yabakaşık
Tahta kaşık.
yabancılamak
Yabancı tutmak, yabancı saymak.
küsemek
Beğenmek, imrenmek.
mazga
Selin getirdiği mil.
mayna (I)
İşte.
yabız (II)
Zayıf, güçsüz.
yablak
Korkak.
maymalak
Cüce, bodur.
yadef etmek
Kovmak, yok olmasını söylemek.
yumulganböcek
Mayısböceği.
maydan
İki, üç yaşındaki kısrak.
yağdanlık (II)
Yağ koymakta kullanılan kap.
yağdığan
Yağ tavası.
haniye
Hani, nerede?
böyücerek
Büyükçe.
yağlaç (II)
Hamura, ekmeğe yağ sürmekte kullanılan, ucu bezli deynek.
yağlağı
Kağnıların dingilini yaklamak için, içinde sabun, bezir yağı saklanan, boynuzdan yapılmış kap.
maşalacı (I)
Maşa.
maşafa
Su tası.
hanık
Hazıra konan.
yâhutkine
Ya da.
masamak
Merdiven.
marzıman
Erkek eşek.
zangırdamak
Çıkışmak, azarlamak.
yakı olmak (I)
Bayılmak: Kalabalıktan yakı oldum.
yalabadak (II)
Çabucak.
zanıtmak
Anlatmak, duyurmak.
mareslemek
Ot ve bitkilerin yaprakları solmak.
yalağan
Çanak yalayıcı.
mapsınmamak
Adam yerine koymamak, önem vermemek.
maplak (II)
Ateş küreği.
baldırıbeyaz
Pırasa: Bu akşamda baldırıbeyaz pişi-relim.
mankoz
Tahtadan göz göz yapılmış yiyecek ambarı.
yalangoz
Mürver ağacı.
yalboğan
Obur, aç gözlü.
manış (I)
Yürüyüş.
manısa
Basmadan daha kalın, çizgili dokuma bez.
atgu
Büyük, kalın, kadın başörtüsü.
kürpecik
Yuvarlak, sert kar tanesi, bulgurcuk.
balçebiç
Bir yaşındaki kısır keçi.
yuñsêrek
Yüksekçe, az yüksek.
yalnayak
Çıplak ayak, yalınayak.
şohunda
Sürülmüş tarla.
manalık
Tohumluk hıyar.
yamacına çıkmak
Karşısına çıkmak.
mamır (II)
Bütün, temelli, büsbütün.
yamağ
Yağ eritilen kap, tava.