Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 201/247 · üyeye göre sıralı
yatgın (IV)
Uygun, yerinde: Bu iş aklıma pek yatgın geliyor.
löç kurmak
Bahis tutuşmak.
yatıya getmek
Gece yatmak üzere konukluğa gitmek.
yatlıyabancı
Gezgin.
yılgıdan
Bozuk, kokmuş.
lordi
Salyangoz.
lolik (II)
Domates.
lokusa
Loğusa.
yavtı
Çağrı kâğıdı.
lokaç olmak
Çok karıştırılan yemek lapa gibi olmak.
lodol
Hayvanı dürtmek için kullanılan demir çivili değnek, nodul.
argın (II)
Bir çeşit yabani armut.
cacala
İnce dokunmuş kilim.
yaygın (II)
Yatağından çıkan akarsuyun yayıldığı yer.
cadah
Yol.
leylekburnu
Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot.
cafıt
Erişte kesmekte kullanılan üç ayaklı tahta, hamur tahtası.
lepez (I)
Kullanıla kullanıla aşınmış, düzleşmiş olan.
caga satmak
Caka satmak.
yayvanağız
Boşboğaz, gereksiz konuşan.
yazıklamak
Acımak, üzülmek.
yazımekmeği
Yufka.
yazıpancarı
İlkbaharda, kırda biten, yemeği yapılan yeşil otların tümü.
kobran (I)
Tef, bir çeşit çalgı.
lele (I)
Baba.
körük (II)
Demirci dükkânı: Bu demiri götür de körükte dövdür.
hakos (I)
Sabanın tarlada bıraktığı iz.
yedek (VIII)
Ekmekçilerin, odun çatmak için kullandıkları demir uçlu kürek.
layış
Tencereden büyük kazan.
zerene
Çünkü.
yegan
Yeğen.
cağıldak (IV)
Pis, dağınık (kimse).
yeğid
Yiğit.
yeğintilemek
Yemlemek.
yekinmek (II)
İtmek.
tahtambeç
Tahta karyola, kerevet.
yelece
Topraktan yapılmış su testisi.
laşgalanmak
Laçka olmak.
cakıl (III)
dedirgin
Tedirgin.
hahırah
Balgam.
avet
Sevinmelik, bahşiş.
calbalanmak
Çalkalanmak, sallanmak (sıvı hk.)
değirmenlik
Değirmene gönderilecek buğday, arpa vb. tahıl.
calgavuç
Tava.
calkazanlık
Gevezelik.
ayı balası
Ayı yavrusu.
canala cunala
Gürültü, kaynaşma bildirir.
talaka
İki ya da dört tekerlekli at, eşek arabası.
cancana (I)
Yakın, yan yana.
cangalaz (I)
Salyangoz.
ayhırı
Aykırı, ters, aksi: Ne ayhırı adamsın.
cannı
Güçlü, şişman, iri.
güzem (II)
Şirin, güzel, edalı.
capcak
Çeşme veya kuyu yanlarındaki kepçe şeklinde ağaç maşrapa, maşrapa.
güz cülüğü (I)
Sonbaharda çıkan civciv.
car (V)
Süt süzmeye yarayan aygıt.
carık (I)
Aydınlık, ışık.
güvüşlük
Sabır, tahammül.
zembiligozgoz (III)
Simit, kandil simidi, çöreği.