Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 205/247 · üyeye göre sıralı
enek (III)
Yassı, ufak, düzgün taş parçaları.
çengil
Bakır kova.
govculuk
Dedikoduculuk.
gottik (I)
Kısa boylu, cüce.
tesdibesiz
Düşüncesiz, özensiz iş yapan.
eredi
Sağlam olmayan, yerme iyi oturmamış, eğreti.
gospak
İyi, güzel.
gork
Kuluçkaya yatmış kümes hayvanı.
gordela
Kurdele.
goranlık
Gübre yığılan yer.
ernik
İnce, dayanıksız: Bu ipekli çok ernik.
gongurdak (II)
Sümüklü böcek kabuğu.
çezenmek
Oyalanmak, tembellik etmek,
annabak
Alnının ortası: Annabağına bir taş vurursam öldürürüm.
golbağa
Bilezik.
çığarmak (II)
Tuz çığarmış.
zırpada
Birdenbire.
gohmak (II)
îki kişi arasında söz götürüp getirmek.
gogum
Tomurcuk, gonca.
testemel
Düğün alayının önünde giden atlı.
çıkıntı (IV)
Fayda, kâr: Ali ağanın bankada kavas aylığı beş lira amma ayrıca bu kadar da çıkıntısı var.
zırta (I)
Kızılcık ekşisi.
çıldırıh
Çabuk yanabilecek ince odun parçaları.
kız evli
Kız tarafı, kızın ailesi.
çılpımak
Donmuş yerler güneşin etkisiyle çözülüp çamur olmak.
gofa (II)
Kova.
çılvıra
Bulgur çorbası.
çımah
Bit öldüren zehirli bir ot.
avgun (III)
Ayçiçeği.
tettirmek
Uğraşmak, yerinden uzaklaştırmak.
çıngırak (I)
Çok açık ve soğuk (hava hk.).
küngelik
Çöplük.
zırzıba (III)
Sırılsıklam.
çırahma (II)
Nal çatalı.
çırhıt (I)
Bir cins çekirge.
gocaoğlan
Ayı.
gobalak (III)
Kurumuş çam kozalağı.
girevüt
Yapağı ve yünün tarandıktan sonra kalan posa ve firesi.
girdebil
Kolsuz büyük bıçkı.
çıtlak (II)
Kapı mandalı,
gilik (IX)
Küçük.
gili (I)
Yere çukurlar açılarak, hayvan tüyünden yapılmış topla oynanan oyun.
tevir tevir
Türlü türlü, biçim biçim.
gilgen
Küçük su bardağı.
tevzür
Düzenci, kurnaz.
gildan (II)
Bilye.
yırtlaşık
Arsız, şımarık.
körez (IV)
İnce, silik ve bozuk olduğundan okunamayan yazı.
acılanmak
Meraklanmak, kederlenmek.
gicimik (II)
Düşkünlük, dadanma: Hüseyin işrete gicimik oldu.
çimçik (I)
esseh
Doğru mu, gerçek mi?
teynel
Defne ağacı.
çimke (VII)
Kavgacı (kimse).
çinçin (III)
Ağızda ezilip çocuklara yedirilen çiğnem, yutum.
ayın oyuncu
Alcı, oyuncu, düzenci.
gızıtmak
Isıtmak.
çintmek (II)
Kabuğu çıkarıp içini almak: Ayçiçeği çinttik.
çipendirikli
Yağmurlu, soğuk (hava hk.).
kör cikcan
Siyah renkli, serçeye benzeyen küçük bir çeşit kuş.