Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 206/247 · üyeye göre sıralı
benzi bezik
Yüzü solgun, renksiz. ];
everağar
Tezcanlı, ivecen.
ayu (I)
Ayol anlamında bir hitap.
çirk (II)
Sıkıntı, cefa.
lakkadak
Birdenbire, damdan düşercesine: Lakkadak söze karıştı.
tıkız (I)
Çok: Erol yemeği tıkız yer.
çirpinti (II)
Terbiyesiz (kimse): Çirpintilerden korkulur.
gızamık
Küçük kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç.
gıylı
Börek tepsisi.
çitirdamak
Çıtır çıtır ses çıkarmak.
tıktık
Takunya.
kıvraltmak
Bükmek: Bu ipliği kıvralt.
tımbıl
Sapsız bıçak.
çohar (II)
Zehirli sıtma hastalığı.
gıvzık
Elendikten sonra geriye kalan kapçıklı ve çürük buğday.
gıvrışık
Kırışık, buruşuk.
çolaka
Ebegümeci.
evreağaç
Sac üstünde ekmek çevirmeye yarayan yassı tahta araç.
çomaca
Dövenin oku ile boyunduruğu bağlayan çivi şeklindeki tahta aygıt.
gıvrak yürümek
Çabuk yürümek.
gısdırgaç (II)
Saç tokası.
kıvlamak (III)
Koşmak.
gırmızı (II)
Domates.
tımsımek
Yemek bozulmak, bayatlamak.
çorduk
gırıdet
Kıymet, değer: Ahmet dayının yanında senin ne gırıdetin var.
tınlamamak
Umursamamak, önem vermemek.
tıntın (I)
Sessiz konuşan.
gırhım
Koyunun kırkılması: Gırhım zamanı geldi.
gıremisse
Boyna takılan beşibirlikten daha ince bir altın.
gırdalık
Sık ağaçlı orman: Osman gırdalıkta odun kesti.
nezik
İnce, duygulu.
gırbo
Kurbağa.
evsin
Taşlardan yapılan avcı bekleme yeri.
çuğla (I)
Balık avlamak için kullanılan uzun bir çubuğun ucuna bağlanmış koni şeklindeki ağ.
gımıştatmak
ağzaçık (I)
Peynir, kıyma veya mercimekle yapılan bir çeşit börek.
gımışmak
Gülümsemek.
çulluh
Çul dokuma aygıtı.
evzinmek
Yakınmak, söylenmek.
gımçıtmak (II)
Bitkiyi kökünden değil de gövdesinden koparmak.
zoğ (II)
Biçilmiş, bağlam yapılmış buğday.
gıllipci
Sözünde durmayan, kalleş.
gılindirik
Küçük toprak testi.
anıstak
Tavan, tavan arası.
ağır ayak gün
Mübarek gün: Bu ağır ayak gün sizi dövmekten vazgeçtim!
gılavız
Yol gösteren, kılavuz.
fetil
Mayasız, kalınca sac ekmeği.
dabdır ayağa kalkmak
Saygıyla sıçrayıp ayağa kalkmak, birdenbire kalkmak.
gıjik (I)
Karışık saç.
gığışdamak (I)
Kurumuş ağaç kabuğu, kâğıt vb. şeyler birbirine sürtünerek ses çıkarmak, hışırdamak.
dadamık (II)
fıcca
Topaç.
dadıhmak
Yemek ve süt bozulmak.
daga
Kunduz.
zombak
Tomurcuk.
tıska (II)
Parmak ucuyla vuruş, fiske.
dağar (II)
Un ambarı.
zökürde
köpüç
Çamaşır tokacı.