Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 207/247 · üyeye göre sıralı
yelpeze (II)
Altınla birlikte takılan yürek biçiminde, gümüş, ince üstü savatlanmış takı.
zopzopu
Huysuz, ahlâksız.
gıbıt
Yazın süt, yoğurt, su taşımaya yarayan keçi ya da koyun derisinden yapılan kap: Babam yayladan bir gıbıt yoğurt getirdi.
gezargi
Grip vb. bulaşıcı hastalıklar.
fışıktırmak
Kışkırtmak: Onu hep sen fışıktırıyon.
geyve
Saban okuna takılan çivi: Geyvesiz çift sürülmez.
gevreyik
Hayvanların yediği sütlü bir çeşit ot.
dallandırmah
Gizli bir şeyi etrafa yaymak.
damızlık (III)
az gala
Nerdeyse, hemen hemen.
gevilcenli
Önem verilmeyen, sevilmeyen kimseler için kullanılır.
dandilik (I)
önüklerde
Geçenlerde.
gevgir
Süzgeç.
tilbi
Kurnaz, çıkarını düşünen.
geşeng
Güzel, iyi.
kıvırcık (I)
Sığırcık kuşu.
darahotu
örelemek
Düzeltmek.
fitil
Meyve vermemiş fasulye, mısır vb. bitkilerin gövdesi.
germeşa
Bir çeşit meşe ağacı.
açık (II)
Orman içindeki ağaçsız, çıplak yer: Sığırı, büyük gürgendeki açığa al.
dartılmak (III)
Tartılmak.
gerleğen
Sırtı ve kuyruğu kara, karnı beyaz, kanatlarının ucu siyah olan bir çeşit kuş.
daslah
Taslak.
örtü
Yorgan, yastık, yatak (tümü için).
davar doluk
Davar mavar, irili ufaklı bütün davarlar: Davar doluğu sattım.
gerin (II)
Bulut.
tingabak
Saçcız baş.
gafete
Domates.
kıtırmak (I)
İyice kızarmış ekmeklerin üzerinden kopan sert ve ince kabuklar.
zor etmek
Direnmek.
köpçek (I)
Köşe.
debek dübek
Düşe kalka, sendeleyerek (yürüme): Bu çocuk daha tam değil, debek dübek yürüyor.
debeng
Sersem, ahmak, şuursuzca hareket eden.
gerevet
Tahta seki, kerevet.
geremek (I)
Kapamak, örtmek: Kapıyı gere.
gerdene
Saraçların kullandığı bir çeşit toka.
pışgı
Testere.
azımsanmak
Az bulmak, yetersiz görmek.
angırgan
Vara yoğa bağıran, ağlıyan, terbiyesiz çocuk.
deksiz
Çok konuşan, yersiz söz söyleyen: O deksizin biridir.
zoyputmak (I)
Kaçmak.
tirik
İnsan dışkısı, pislik.
gepir gepir
Hızlı yürümeyi, koşmayı anlatır: Kız gepir gepir geliyor.
genevirt
Istakoz.
deli dembesek
Saçma sapan: Deli dembesek ne konuşup duruyorsun.
gen (IX)
İstekli, iştahlı: Bizim oğlan oyuna gen ama işine kulak asma.
deligücük
Şubat ayı: Deligücük bu yıl canımızı yaktı.
tirindez
ince davranışlı, duygulu kimse.
tiskilemek
Fiske vurmak.
delitepe
Yolsuz ve aşırı davranışları olan, deli dolu (kimse).
yîrenmek
iğrenmek.
tohtaşmağ
Dinlenmek, sıkıntıyı atmak, mutlu olmak.
geliverinmek
Çabuk gelmek.
gelin uğuru
Gelin, damadın evine giderken duvağı üzerinden serpilen un, üzüm vb. şeyler.
kıtırik (I)
Azıcık, küçücük: Bir kıtırik de bana ver.
gelingüllü
Çuha çiçeği.
zökte
Öküz yürütmede kullanılan sopanın ucuna çakılan çivi.
ayanguru
Kendiliğinden yerinde kurumuş ağaç.