Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 208/247 · üyeye göre sıralı
gelincik (III)
Bir çeşit mantar.
gelin aşboğazı
Gelinin beraber getirdiği eşya, çeyiz.
geliba (II)
Geliyor anlamında kullanılır.
gelençen
Gelinceye kadar.
gelek (IX)
Gelir: Bu değirmenin geleği iyi
göreslemek
özlemek.
deşik (III)
Şişman: Şu deşik adam tam yüz yirmi kilodur.
gelberi (VI)
Başörtüsü.
gekik azmak
Çok yiyerek mide şişmek.
gehirmek
Getirmek.
avava
Yeşil sert kabuklu bir çeşit böcek, mayıs böceği.
könezlemek
İhtiyarlamak.
yitizlemek
Tamam olup olmadığını denetlemek.
dıdık (I)
Yüz, çehre: Bugün bizim gelinin dıdığı eğilmiş.
dık (I)
Verem hastalığı.
gegilli toprak
Kumlu yumuşak toprak.
gedilcen
Yaprakları çalıya benzeyen, dağlarda yetişen yaban baklası.
görüncez
Görünce.
tola (II)
Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç kova.
analis etmek
Gevşemek, yumuşamak.
dılkıç
Sıska, dalağı şişmiş (kimse).
gedevek
Batıdan esen rüzgâr.
yepelemek (II)
Hamuru yassılamak, açmak.
gedeli yatırmak
Bağ çubuklarını daldırma yoluyle çoğaltmak.
tolaz (I)
Güçlü yelin savurduğu toz.
dıngılapışdo
: Tahterevalli oyunu.
dıngılapişdo
gulu
Hindi.
geçini
... den sonra anlamında kullanılır: Öğle geçini.
gürnemek
Koyunlar sıcakta gölgeye toplanmak.
tol çarşısı
Kapalı çarşı.
dıvılcık (I)
Küçük, ufacık: Bir sepet elma aldım, yarısından fazlası dıvılcık çıktı.
geçici (I)
Seyyar satıcı.
gırav
Mavi renkli karga.
dızlığ
Hırka, kadın ceketi.
tomafil
ösgürüyh
öksürük.
geceohtu
Gece vakti.
gebülübülü
Tavuk çağırma ünlemi.
haside
Pekmezle yapılan bir çeşit tatlı.
gebik (I)
Taze incir.
difir otu
Yonca.
kışgırmak
Haykırmak, bağırmak.
baklafa eleği
Kasnağın, altına ipek ya da naylon bez gerilerek yapılan sık, ince elek.
haşat olmak
Ezilmek.
kıstırma (II)
Kadın tepeliklerinin önüne dikilen altın dizisi.
haşil
Kaynamakta olan suya un eklenerek pişirilen pekmez ya da bal karıştırılarak yenen bir çeşit tatlı.
diksuylu
Söz dinlemeyen, dik kafalı.
dilan
Kadınlı erkekli oynanan halay.
dilenip dolanmak
Şuna buna minnet ederek geçinmek.
gazel tavuğu
Çulluk.
diliceği düşmek
Bademcikleri şişmek, anjin olmak.
gazak (II)
Hayvanların boğazına çan takmaya yarayan süslü halka,
gaytama
Gem: Hayvanın gaytaması çok sağlam.
gaypah (I)
Bir çeşit hamur yemeği.
dindirmemeğ
dindirmemek
Aldırış etmemek: Söyledim söyledim hiç dindirmedi.
dingedek
Maskara, soytarı.
össaat
Hemen.
gaymak (IV)
Bir yerden kaymak.