Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 209/247 · üyeye göre sıralı
aynoyu
Öteberi.
tontu
Yuvarlak, küçük (nesne, kimse için).
gaymagalu
Kâğıt para kabı, cüzdan.
gayıtmah
Geri dönüp gelmek.
hekağı
Yeraltı suyolu, kanal.
züt
Salt.
gayıt evi
Kiler.
topalak (II)
Suluköfte.
diştir (I)
Dişleri yeni açılmış değirmende öğütülmüş taşlı un.
dîvermek
Söylemek, haber vermek.
topuh
Topuk.
balanur
incir.
dizim
İpliğe dizilen şeyler: Bir dizim boncuk aldım.
dô (II)
Hayvanları durdurma ünlemi.
nünük (II)
Gırtlak çıkıntısı.
gaybent
Dedikodu: Niçin benim gaybentimi ediyorsun.
doğar
Koyun ve keçi, davar.
torpah
Toprak.
analis
Yumuşama, gevşeme, su çekme.
doğul (I)
Değil anlamında kullanılır.
baldır bacak
Açık saçık gezen, yarı çıplak.
doğurgeç
Gebe (insan ve hayvan): İneğimiz doğurgeç.
doh
Tok.
ayak artmak
Bir kişiye manen yüklenmek, kötülüğüne çalışmak.
gavsalası daralmak
içi sıkılmak.
dombadız
Şişman (kimse).
sarsah
Sarsalak ahmak, aptal.
nedek
Ne yapalım, ne edelim?
külfan (I)
Kül gibi toprak.
gavelle
Ayakkabı.
domuzcuk
Çocukların oynadığı bir oyundur. Kazılan çukur üzerine çubuklar dizilir. Bu çubukların üstünde gezerken kim çukura düşerse o domuzcuk olur. Hep birden domuzcuk diye bağrılır.
domuztopu bağlamak
Eli ayağı birbirine karışırcasına hızlı yürümek ve koşmak hakkında kullanılır
gaşuh çalımı
Kahvaltı zamanı.
gaşağlamak
Sürtünmek.
gasık (II)
Kasık.
potpot
Motosiklet.
garuk (I)
Bağlarda arklar arasında kalan toprak parçası, karık.
gartımak
Bitki tazeliğini kaybetmek. ];
dögenek (I)
Nasır.
dögmeç
Doğranmış ekmeği yağda kızartarak yapılan yemek.
âda
Kaynatılarak koyulaştırılmış pekmez, şeker vb., ağda.
gartalmah
Yaşlanmak.
gargamah
İlenmek.
döğülcek (I)
döğülcük (I)
Lapa yapmaya elverişli bulgur.
döğün otu
Yara işletmekte kullanılan yapraksız, dut gibi taneleri olan bitki.
tömeken
Semizotu.
ağduma taşı
Hayvana yüklenen bir yükün dengesini sağlamak için bir tarafa konulan taş.
tömsek (II)
Kabarık, tümsek.
garasakız
Katran, zift.
garamuk
Buğdayların içinde bulunan yuvarlak kara ot tohumu, karamuk.
hohu
Umacı, düşsel yaratık.
ocak gaşı
Ocak üstündeki sergen vb-yerler,
töyfe
Armağan.
tuc
Tunç.
garagabarcuk
Yalınayak gezen çocukların ayağında ya da el içinde çıkan bir çeşit çıban.
hohucuh
garabasan
Karabasan, kâbus.
hurç
Büyük heybe.
döyüm (II)
Bereket.