Eşanlamlılar
Türkiye Türkçesi ağızlarında aynı kavramı farklı yörelerde farklı sözcüklerlekarşılayan eşanlamlı grupları. Her grupta bir kanonik (sözlüğün gönderim hedefi) sözcük ve ona yönlendirilen yerel/varyant adlandırmalar bulunur.
Eşanlamlı arama
En büyük eşanlamlı gruplar
14.761 grup · sayfa 214/247 · üyeye göre sıralı
vığırdamak
Kaynaşmak.
sakalaçarpan
İnce, uzun kesilip haşlanan hamur üstüne sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir çeşit mantı.
gımıştırmak
Yavaş yavaş yemek.
elemen
Elek.
sakav
Çoğunlukla atlarda görülen bir çeşit hayvan hastalığı.
almacuh
Elmacık kemiği.
gınçı
Elde eğilen yün ipliklerin yumak yapılırken fazla bükülmesinden meydana gelen düğüm: Şu gınçılarımı aç sora sar.
eleh (II)
Elek.
eleget
Kaldıraç.
gıran (VI)
Ahlaksız, terbiyesiz çocuk.
sakıkga
Koyun, köpek vb. hayvanlara dadanan keneden az büyük bir çeşit asalak.
özi
Kendi.
kıgıçtak
Ucunda bir kaç tane halka ya da küçük çıngırak bulunan, eşeği sürmeye yarayan sopa.
almacık otu
Geniş yapraklı bir çeşit ot.
vurgun olmak
Aşık olmak.
gırnav (II)
Kedilerde çiftleşme isteği belirtisi.
eldaşı (I)
Bir çeşit taş oyunu ki bunu en çok kızlar oynar.
saklak
Depo, ambar.
gız uşâ
[-> giz uşağı]
eldaş
Bir çeşit üzüm.
kıbıla
Güney. ];
kovaşlamak
Kovalamak.
özü kara
Kötü yürekli.
yahantı
Bulaşık suyu.
kezeme
Merdiven.
gizildek (I)
Topaç.
yonak
Marangoz keseri.
gobuç
Çolak.
karavilloğ
Kapkara (çoğunlukla insan için).
keysi yıkamak
Giysi, çamaşır yıkamak.
sal atmak
Boyunduruğa koşulmuş hayvanlardan güçlü olanına yükün ağırlığını vermek: Kınalıya sal attım.
egeç (II)
Tarlanın bayırımsı ve meyilli yeri.
efsin
Avcıların avlarına görünmemek için çalı çırpıdan yapılan gizlenecek yer, pusu.
bazlıma
Pideden kalınca açılıp içine yağ, haşhaş vb. konulan, üstüne yoğurt ya da yumurta sürülerek sacda yan pişirilen ekmek.
eesmek
Taneli şeyleri kabuğundan ayırmak için tepside savurmak.
gorlanmak (II)
Yeni çıkan sebze ve meyveye yavaş yavaş aşmak.
ecinli
Zeki fakat çok yaramaz çocuk.
ecim ecim kemiği
Lâdes kemiği.
yalandırmak
Yalan söylemek, kandırmak.
ecef
Acaba.
ecece
Küçük çocukları eğlendirmek için söylenen söz.
eccim
Girişken, becerikli.
altın heli
Yaldız boya.
göçek (III)
Ekinin çimlenmesi.
göçek (VI)
Göçülen yer.
yalap
Tez, ivedi.
göde (III)
Bal vermeyen arı.
ebre (III)
Kardeş.
yalın gat
Tek kat.
ebemekşisi
Kuzukulağı.
ebekulağı (I)
Salyangoz.
göğrek
Yumuşak: Kavurga iyi göğrek olmuş.
kovalamak
Söz getirip götürmek.
keysekey
Olsa olsa, olsun olsun: Şu kalem keysekey beş kuruş etsin.
lata
Palto.
görceğiz
Ufuk: Görceğizde bir gemi gözüktü.
behr
Koşul, sürüm, değer: Bubam o günün behrinde dükgan aşdıydın.
göreken
Damat.
yâmur
Yağmur.
yanazlık
Terslik, inatçılık.